B-

Türkçe   Okunuş Arapça
bağ ( bağlama nesnesi) [is] visâg وثاق
bağ (bağlama nesnesi) [is] gayd قيد
bağ (bağlama nesnesi) [is] ribat رباط
bağ (bağlama nesnesi) [is] rabtah ربطة
bağa [is][Zoo] sülehfâh سلحفاة
bağı [is] sihr سحر
bağı [is] şe'veze شعوذة
bağış [is] vagf وقف
bağış [is] vehb وهب
bağış (eylem) [is] teberru' تبرع
bağışçı [sf] vâhib واهب
bağışçı [sf] müteberri' متبرع
bağışık (muaf) [sf] mu'fen min معفى من
bağışıklık [is][Tıp] menâ'a مناعة
bağışıklık [is][Tıp] hısane حصانة
bağışlama (hata) [is] müsameha مسامحة
bağışlama [is] afv عفو
bağışlama [is] ğufranül hâtâya غفران الخطايا
bağışlama (hata) [is] safhu anil müsii صفح عن المسيء
bağışlamak [fl] vehebe وهب
bağışlamak [fl] teberrea bi تبرع ب
bağışlanabilir [sf] mâ'zur معذور
bağışlanabilir [sf] muğtefer مغتفر
bağışlanma [is] afv عفو
bağışlanma [is] ğufran غفران
bağışlanma [is] safh صفح
bağışlanmak [fl] uğtüfira li اغتفر ل
bağışlanmak [fl] ğufira li غفر ل
bağışlanmak [fl] sufiha an صفح عن
bağışlanmaz [sf] la yuğferu لا يغفر
bağışlanmaz [sf] la yuğtefiru لا يغتفر
bağışlanmaz [sf] la yusfehu لا يصفح
bağışlanmaz [sf] la müberrira lehu لا مبرر له
bağışlatmak [fl] keffera an / li كفر عن / ل
bağışlayıcı [sf] muhsin محسن
bağışlayıcı [sf] atûf عطوف
bağışlayıcı [sf] safûh صفوح
bağıl [sf] nisbi نسبي
bağıl [sf] idâfi اضافي
bağıl [sf] i'tibari اعتباري
bağıllık [is] nisbiyye نسبية
bağımlı [sf] mevkûfu ala موقوف على
bağımlı [bağ] müteveggifu ala متوقف على
bağımlı [sf] mürtebitu bi مرتبط ب
bağımlılık [is] mülazeme ملازمة
bağımlılık [is] teveggufu ala توقف على
bağımsız [sf] gaimu bizatihi / re'sihi / nefsihi قاءم بذاته / براسه /بنفسه
bağımsız [sf] münfesılu dalgi min منفصل طلق من
bağımsız [sf] mütecerridu min متجرد من
bağımsız [sf] müstegıll مستقل
bağımsız [sf] mu'temidu ala nefsihi معتمد على نفسه
bağımsızlaşmak [fl] istegalle استقل
bağımsızlaşmak [fl] teharrera تحرر
bağımsızlaştırmak [fl] ceale müstegille جعل مستقلا
bağımsızlaştırmak [fl] harrere حرر
bağımsızlık [is] tecerrudü min / an تجرد من / عن
bağımsızlık [is] halasa خلاص
bağıntı (bağ) [is] münasebe مناسبة
bağıntı (bağ) [is] irtibat ارتباط
bağıntı (bağ) [is] alâga علاقة
bağıntılı [sf] muttesılu bi متصل ب
bağıntılı [sf] mürtebitu bi مرتبط ب
bağır (göğüs) [is] ceyb جيب
bağır (göğüs) [is] sadr صدر
bağırış [is] hutaf هتاف
bağırış [is] sıyâh صياح
bağırış [is] sayhe صيحة
bağırış [is] sarhe صرخة
bağırgan [sf] dacuc ضجوج
bağırgan [sf] daccac ضجاج
bağırgan [sf] sayyah صياح
bağırma [is] sıyah صياح
bağırma [is] hutaf هتاف
bağırma [is] sayhe صيحة
bağırma [is] sarhe صرخة
bağırmak [fl] hetefe هتف
bağırmak [fl] zeaga زعق
bağırmak [fl] sâha صاح
bağırmak [fl] saraha صرخ
bağırsak [is] me'y معي
bağırsak [is] musran مصران
bağırtı [is] sıyah صياح
bağırtı [is] surah صراخ
bağırtkan [sf] kesirus surrah كثير الصراخ
bağırtkan [sf] daccac ضجاج
bağırtkan [sf] sayyâh صياح
bağırtmak [fl] cealehu yesrahu جعله يصرخ
bağıt [is] agd عقد
bağıtçı [sf] mültezim ملتزم
bağıtçı [sf] mumdiyül agdi ممضي العقد
bağcı [is] bustanî بستاني
bağcık [is] şeritu / haytu hizai شريط / خيط حذاء
bağcıklı [sf] birribat بالرباط
bağcıksız [sf] bila haytin بلا خيط
bağcılık [is] ğırasetül inebi غراسة العنب
bağdaş - bağdaş kurmak [fl] terabbea تربع
bağdaş - bağdaş kurmak [fl] celese müterabbian جلس متربعا
bağdaşık [sf] mütecanis متجانس
bağdaşıklaşmak [fl] tecanese تجانس
bağdaşıklık [is] tecanüs تجانس
bağdaşım [is] viam وءام
bağdaşım - bağdaşma [as] mülaeme ملاءمة
bağdaşım - bağdaşma [as] ittihadül kelimeti اتحادالكلمة
bağdaşmak [fl] vafega وافق
bağdaşmak [fl] laeme لاءم
bağdaşmak [fl] tabega طابق
bağdaşmaz [sf] la yümkinüt tevfigu beynehüma لا يمكن التوفيق بينهما
bağdaşmaz [sf] mütenafirani متنافران
bağdaşmazlık [is] ihtilaf اختلاف
bağdaşmazlık [is] istihaletüt tevafug استحالة التوافق
bağdaşmazlık [is] tenafur تنافر
bağdaştırmak [fl] eâdel viâm اعاد الوءام
Bağdat [is] Bağdad بغداد
Bağdatlı [öz.is.] Bağdadi بغدادي
bağlaşık (müttefik) [sf] halîf حليف
bağlaşıklık [is] tehalüf تحالف
bağlaç [is][Dilb] edâtür rabt اداة الربط
bağlaç [is][Dilb] harfü atf حرف عطف
bağlam (kontekst) [is] garîne قرينة
bağlam (kontekst) [is] siyag سياق
bağlama (saz) [is] nevu minel buzug نوع من البزق
bağlama [is] tagyîd تقييد
bağlama [is] tahzim تحزيم
bağlama [is] rabt ربط
bağlama [is] agd عقد
bağlamak [fl] gayyede bi قيد ب
bağlamak [fl] evsega اوثق
bağlamak [fl] rabeta ila ربط الى
bağlamak [fl] şedde ala شد على
bağlamsal [sf] siyâgi سياقي
bağlanış [is] rabt ربط
bağlanma [is] ittisâl اتصال
bağlanma [is] irtibât ارتباط
bağlanmak [fl] irtebata ارتبط
bağlanmak [fl] tegayyede تقيد
bağlanmak [fl] uggide عقد
bağlantı [is] ittisâl اتصال
bağlantı [is] irtibat ارتباط
bağlantılı [sf] merbût مربوط
bağlantılı [sf] mürtebit bi مرتبط ب
bağlantısız [sf] müfekkek مفكك
bağlantısız [sf] mütegatti' متقطع
bağlantısız [sf] ğayru mürtebit غير مرتبط
bağlatmak [fl] ceale yerbitu جعل يربط
bağlayıcı [sf] salihu lirrabti bihi صالح للربط به
bağlayıcılık [is][Huk] iltizam التزام
bağlayıcılık [is][Huk] irtibât ارتباط
bağlayıcılık [is][Huk] takyîd تقييد
bağlı [sf] mugayyed مقيد
bağlı [sf] merbût ila مربوط الى
bağlılık [is] irtibât ارتباط
bağnaz [sf] mütezemmit متزمت
bağnaz [sf] şedidüt teassub شديد التعصب
bağnazlaşmak [fl] tezemmete تزمت
bağnazlaşmak [fl] teassabe تعصب
bağnazlık [is] tezemmut تزمت
bağnazlık [is] teassub تعصب
bağrış çağrış [is] leğatul kavmi لغط القوم
bağrış çağrış [is] sahab صخب
bağrışma [is] hiyat miyat هياط مياط
bağrışma [is] tesâyuh تصايح
bağrışmak [fl] hâte هاط
bağrışmak [fl] istehabe اصطخب
bağrışmak [fl] tesâyehe تصايح
baç [is] cizyeh جزية
baba [is] vâlid والد
baba [is] eb اب
babaanne [is] ümmül ebi ام الاب
babaanne [is] ceddetühü liebihi جدته لابيه
babacan [sf] kesîrüs simah كثير السماح
babacan [sf] kerim ve safuh كريم و صفوح
babacan [sf] zü murûeh ve hilm ذو مروءة و حلم
babacan [sf] semh سمح
babacanca [zf] bi murûeh بمروءة
babacanlık [is] kerem كرم
babacanlık [is] murûeh مروءة
babalanmak (öfkelenmek) [fl] isteşâta ğadaben استشاط غضبا
babalık [is] übüvveh ابوة
babalık [is] sıletül valid صلة الوالد
babasız [sf] yetimül ebi يتيم الاب
babayiğit (güçlü) [is] gavi قوي
babayiğit (güçlü) [is] dahmül cüsseh ضخم الجثة
baca [is] midhaneh مدخنة
baca [is] dahineh داخنة
bacak [is] ricl رجل
bacak [is] sâg ساق
bacaksız [sf] mebtûrüs sâgi مبتور الساق
bacanak [is] silf سلف
bacanak [is] adîl عديل
bacı (abla) [is] el uhtül kebirah الاخت الكبيرة
badana [is] dihân دهان
badana [is] tıla' طلاء
badanacı [is] mübeyyıd مبيض
badanacı [is] ceyyar جيار
badanacı [is] dehhân دهان
badanalamak [fl] ceyyera جير
badanalamak [fl] beyyeda بيض
badanalanmak [fl] tebeyyeda تبيض
badanalanmak [fl] teceyyera تجير
badanalı [is] mübeyyed مبيض
badanalı [sf] mübeyyed مبيض
badanalı [sf] müceyyer مجير
badanasız [sf] gayru mübeyyed غير مبيض
badanasız [sf] gayru müceyyer غير مجير
badem (ağaç) [is] levz لوز
bademcik [is][Ant] levzetül halgi لوزة الحلق
bademcik [is][Ant] ellevzetani اللوزتان
bademsi [sf] levzi لوزي
bademsi [sf] şebihi bilevzi شبيه بلوز
badi badi yürümek [fl] tehada fi mişyetihi تهادى في مشيته
badik [sf][Hlk] dehdâh دحداح
badiklemek [fl][Hlk] tedehdaha تدحدح
badminton [is] tenisür rîşeti تنس الريشة
bagaj (yolcu yüklü) [is] emtiatül mesafir امتعة المسافر
bagaj [is] hagaibüs seferi حقاءب السفر
Bahaî [öz.is.] Bahâi بهاءي
bahadır [is] migdâm مقدام
bahadır [is] bâsil باسل
bahane [is] zerîâ ذريعة
bahane [is] uzrü kâzib عذر كاذب
bahane [is] uzrü müntehel عذر منتحل
bahanesiz [sf] bila müberrir بلا مبرر
bahanesiz [sf] bila teîlle بلا تعلة
bahar [is] (faslu el ) rabîî (فصل ال) ربيع
baharat [is] ebzâr ابزار
baharat [is] behârât بهارات
baharat [is] tâbil تابل
baharatçı [is] baîut tevâbil باءع التوابل
baharatçı [is] attar عطار
baharatçılık [is] mihnetü beyit tevabil مهنة بيع التوابل
baharatçılık [is] îtâra عطارة
baharatlandırmak [fl] behhera بهر
baharatlandırmak [fl] tebbele تبل
baharatlı [sf] mütebbel متبل
baharatlı [sf] mütayyebü bit tevabil مطيب بالتوابل
baharatsız [sf] ğayru mütebbel غير متبل
baharlı [sf] mütebbel متبل
baharlı [sf] mütayyebu bit tevabil مطيب بالتوابل
bahşetmek [fl] vehebe وهب
bahşetmek [fl] meneha منح
bahşetmek [fl] ename ala / bi انعم على / ب
bahşiş [is] bagşîş بقشيش
bahşiş [is] tekerrüm تكرم
bahşiş [is] halâve حلاوة
bahçıvan [is] bustâniyy بستاني
bahçıvan [is] cennan جنان
bahçıvanlık [is] filâhetül besâtîni فلاحة البساتين
bahçıvanlık [is] bestene بستنة
bahçıvanlık [is] zirâatül besâtîni زراعة البساتين
bahçe [is] cüneyne جنينة
bahçe [is] hadîga حديقة
bahçe [is] ravda روضة
bahçeci [sf] bustani بستاني
bahçeci [is] cennân جنان
bahçecilik [is] bestene بستنة
bahçecilik [is] terbiyetün nebâtât تربية النباتات
bahçecilik [is] zirâatül besâtîn زراعة البساتين
bahçelik [is] mekanü teksürü fîhil besâtîn vel hadâig مكان تكثر فيه البساتين و ال
bahçemsi [sf] şibhül hadîga شبه الحديقة
bahçesiz [sf] bila hadîga بلا حديقة
bahis (konu) [is] mevdû' موضوع
bahis (iddiaya girme) [is] mürahene مراهنة
bahis (konu) [is] zikr ذكر
bahis (iddiaya girme) [is] rihan رهان
bahisçi [is] muhâtir مخاطر
bahisçi [is] murâhin مراهن
Bahreyn [öz.is.] elbahreyn البحرين
bahriye [is][Esk] silâhül bahri السلاح البحري
bahriye [is][Esk] bahriyye بحرية
bahriyeli [is][Esk] ehadül cünûdil bahriyye احد جنود البحرية
bahsetme [is] zikr ذكر
bahsetmek [fl] tekelleme تكلم
bahsetmek [fl] tehaddese an تحدث عن
bahsetmek [fl] zekera ذكر
baht (kader) [is] el gadau vel gader القضاء و القدر
baht (kader) [is] et tagdîr التقدير
baht (şans, mutluluk) [is] hazzu saîd حظ سعيد
baht (şans, mutluluk) [is] sâ'd سعد
baht (şans, mutluluk) [is] tâli' طالع
bahtiyar [sf] mahzuz محظوظ
bahtlı [sf] mahzûz محظوظ
bahtlı [sf] saîdül hazzi سعيد الحظ
bahtsız [sf] menhûs منحوس
bahtsız [sf] be's باءس
bahtsız [sf] seyyiül hazzi سيء الحظ
bahtsızlık [is] elhazzu الحظ
bahtsızlık [is] teâse تعاسة
bahtsızlık [is] sûüt tâlî سوء الطالع
bakakalmak [fl] buhite بهت
bakakalmak [fl] tehayyera تحير
bakakalmak [fl] dühişe دهش
bakan (devlet adamı, nâzır) [is] vezîr وزير
bakan [sf] mültefit ila ملتفت الى
bakan (devlet adamı, nâzır) [is] mendûb مندوب
bakanlık [is] vizâra وزارة
bakış [is] nezar نظر
bakış [is] nazra نظرة
bakış [is] iltifâte التفاتة
bakış açısı [is] وجهة نظر
bakışık (simetrik) [sf] mütenâzır متناظر
bakışım (simetri) [is] tenâzur تناظر
bakışımlı (simetrik) [sf] mütenâzır متناظر
bakışımsız (asimetrik) [sf] ğayru mütenâzır غير متناظر
bakışmak [fl] tebadele ..hu en nezarât تبادل ه النظرات
bakıcı [is] mürebbiye مربية
bakıcı [is] hâdine حاضنة
bakıcılık [is] hadâne حضانة
bakıcılık [is] riâyetül etfali رعاية الاطفال
bakılmak [fl] nuzira iley نظر اليه
bakım [is] ihtimâm اهتمام
bakım [is] i'tinâ' اعتناء
bakım [is] riâye رعاية
bakım [is] inâye عناية
bakımından [ek] fîmâ yeteallegu bi فيما يتعلق ب
bakımından [ek] bi hususi ... بخصوص ...
bakımından [ek] bi şe'ni ... بشان ...
bakımcı [is] musallih مصلح
bakımcı [is] âmilüs sıyane عامل الصيانة
bakımlı [sf] mu'tenen bihi معتنى بع
bakımlı [sf] ğayrü muhmelin غير مهمل
bakımlılık [is] inâye عناية
bakımsız [sf] vâhin واه [ي]
bakımsız [sf] muhmel مهمل
bakımsız [sf] mütedâîn متداع [ي]
bakımsız [sf] harib خرب
bakımsızlık [is] ihmal اهمال
bakımsızlık [is] ademül i'tinâi عدم الاعتناء
bakınma [is] iltifat ( yumnen ve yusren) التفات (يمنا و يسرا )
bakınma [is] teleffüt تلفت (حوله )
bakınmak [fl] iltefete yumneten ve yusraten التفت يمنة يسرة
bakınmak [fl] teleffete havlehu تلفت حوله
bakır [is] nuhâs نحاس
bakırcı [is] nehhas نحاس
bakırcılık [is] nihâse نحاسة
bakkal [is] beggal بقال
bakkallık [is] (mihne el) bigâle (مهنة ال) بقالة
bakkam (ağaç) [is][Bot] beggam بقم
bakkam (ağaç) [is][Bot] andem عندم
bakkâliye [is] bigâle بقالة
bakla [is] fûl فول
bakla [is] bagl بقل
baklagil [sf] garnî قرني
baklagil [sf] baglî بقلي
baklagiller [is] elfesîletül garniyye / bagliyye الفصيلة القرنية / البقلية
baklava [is] baglava بقلاوة
bakliyat [is] el bagliyyât البقليات
bakliyat [is] bagl بقل
bakliyat [is] hubûbül garniyyâti ev es sınıffiyâti حبوب القرنيات او السنفيات
bakma [is] lemh لمح
bakma [is] nezar نظر
bakma (gözetim) [is] murââ مراعاة
bakma (gözetim) [is] i'tinâ اعتناء
bakmak [fl] nezara ila نظر الى
bakmak [fl] iltefete ila التفت الى
bakmak [fl] tetalleâ ila تطلع الى
bakraç [is] gıdru nuhâsiyy قدر نحاسي
bakteri [is] el baktirya البكتيريا
bal [is] asel عسل
balans [is] ittizân اتزان
balans [is] tevâzün توازن
balast [is] sâbûra صابورة
balast [is][Dnz] sâbûra صابورة
balat [is] gasîdetü şâ'biyyeti ğınâiyyeti [lil mûsîgal ğarbiyy] قصيدة شعبية غناءية [للموسيق
balata [is] el kâbihatül ustuvâniyye [diysk] الكابحة الاسطوانية [ديسك ]
balayı [is] şehrül asel شهر العسل
balçık [is] salsâl صلصال
balık (burç) [is][Astr] es semeke السمكة
balık (burç) [is][Astr] burcül hûti برج الحوت
balık [is] semeke سمكة
balıkçı (satıcı) [is] bâius semeki باءع السمك
balıkçı (satıcı) [is] semmak سماك
balıkçı (avcı) [is] sayyadil esmak صياد الاسماك
balıkçı (avcı) [is] sayyadüs semek صياد السمك
balıkçıl [is][Zoo] malikul hazîni مالك الحزين
balıkçıl [is][Zoo] beleşun بلشون
balıkçıl [is][Zoo] dünkele دنكلة
balıkçılık [is] mesayidül esmâki مصايد الاسماك
balıkçılık [is] saydüs semeki صيد السمك
balıkhane [is] sûgül esmak سوق الاسماك
balıklama [zf] (ğavs) amûdiyen (غوص) عموديا
Balıksırtı [sf] sunbüliş şekli سنبلي الشكل
Balıksırtı [sf] ala şeklid dafîra على شكل الضفيرة
balcı [is] assâl عسال
balcılık [is] nihâle نحالة
balcılık [is] ticâretül aseli تجارة العسل
baldır (diz ayak arası etli kısım) [is] bettatüs sâgi بطة الساق
baldır (diz ayak arası etli kısım) [is] rable ربلة
baldır (diz,ayak arası) [is] sêga ساق
baldıran [is][Bot] şeykerân شيكران
baldıran [is][Bot] şevkerân شوكران
baldız [is] uhtüz zevceti اخت الزوجة
baldız [is] sıhra صهرة
baldo [is] nevu minel urz نوع من الارز
bale [is] bâle بالة
balerin [is] râgisatül baliyeh راقصة الباليه
balet [is] ragisul bâliyeh راقص الباليه
balgam [is] nuhâme نخامة
balgam [is] balğam بلغم
balgam [is] ruğâm رغام
balgam atmak [fl] tenahhame تنخم
balgam atmak [fl] tenahhaa' تنخع
balgamlı [sf] muhâtî مخاطي
balgamlı [sf] belgami بلغمي
balina [is][Zoo] el bal البال
balina [is][Zoo] hût حوت
balistik [sf] el migzafiyye المقذافية
balistik [sf] ilmul gazâifi علم القذاءف
balkabağı [is] yegtîne يقطينة
balkabağı [is] gara' قرعة
Balkan [öz.is.] el balgân البلقان
Balkanlı [sf] balgânî بلقاني
balkon [is] şurfe شرفة
ballandıra ballandıra (anlatmak) [zf] hekâ murağğiben (حكى ) مرغبا
ballandırmak [fl] bâliğa fi medehi بالغ في مدح
ballanmak [fl] neduce نضج
ballanmak [fl] helâ حلا
ballı [sf] me'sûl معسول
ballı [sf] muassel معسل
ballık otu [is][Bot] celebâ جلبا
balo [is] mergas مرقص
balo [is] bâlû بالو
balo [is] hafletü râgısa حفلة راقصة
balon [is] muntad منطاد
balon [is] bâlûn بالون
baloncu [is] baiul bâlûnât باءع البالونات
baloncuk [is] fugâa فقاعة
balsam [is] el balsem البلسم
balta [is] fe's فاس
baltalama [is] gatü' bil fe'si قطع بالفاس
baltalama [is][Mec] te'til تعطيل
baltalama [is][Mec] aragale عرقلة
baltalamak [fl] gataa' bi fe'sin قطع بفاس
baltalamak [fl][Mec] efsede meşrûan افسد مشروعا
baltalamak [fl][Mec] argalel emr عرقل الامر
baltalamak [fl][Mec] attele عطل
baltalayıcı [sf] muharrib مخرب
baltalayıcı [sf] muargil معرقل
baltalayıcı [sf] muattıl معطل
Baltık [sf] baltıyyu بلطي
Baltık [sf] baltîgi بلطيقي
balya [is] bâle بالة
balya [is] rızmetü kebira رزيمة كبرية
balyalamak [fl] rabeta hu ala heyeti bâlâti ربط ه على هيءة بالات
balyoz [is] mihedde مهدة
balyoz [is] mıtragatü segîle مطرقة ثقيلة
bam teli [is] zir زير
bambaşka [sf] muhtelefu cidden مختلف جدا
bambu [is][Bot] ekgasabul hindî القصب الهندي
bambu [is][Bot] hayzurân خيزران
bamya [is][Bot] bâmiyâ باميا
bamya [is][Bot] bâmiye بامية
bana [zm] liye لي
bana [zm] ileyye الي
bana [zm] sîgatüd damiril mütekellimi fi haletil mefûliyyeti صيغة الضمير المتكلم في حالة
banal [sf] mübtezel مبتذل
banallik [is] ibtizâl ابتذال
bandaj (yara sarma) [is] tedmid تضميد
bandaj (sargı) [is] hifaz حفاظ
bandaj (sargı) [is] rıbât رباط
bandaj (sargı) [is] dimâd ضماد
bandajlamak [fl] rabeta ربط
bandajlamak [fl] rabeta ربط
bandajlamak [fl] dammede ضمد
bandıra [is] livau lissefine لواء (للسفينة )
bandıra [is] alem علم
bandırmak [fl] negaa نقع
bandırmak [fl] ğammese fi غمس ه في
bando [is] firgatü musîgıyye فرقة موسيقية
bando [is] taht تخت
bando [is] cûga جوقة
bandrol [is] musagatü cibaiyye ملصقة جباءية
bandrollü [sf] aleyhi mulsagatu cibaiyye عليه ملصقة جباءية
bangır bangır [zf] bi savtin âlin بصوت عال
bank [is] meg'adu haşebiyyu مقعد خشبي
bank [is] mestabe مصطبة
bank [is] dikke دكة
banka [is] mesrıf مصرف
banka [is] benk بنك
bankacı [is] muvazzafu benk موظف بنك
bankacılık [is] e'malu masrıfiyyeti اعمال مصرفية
bankamatik [is] şübbakus sehbil alî شباك السحب الالي
banker [is] müteâmilu bil faidi متعامل بالفاءض
banker [is] sayrafî صيرافي
bankerlik [is] sayrafiyye صيرفية
bankerzede [is] mütedarriru minet teamüli birrâbî متضرر من التعامل بالرابي
banket [is] hâşiyetü türabiyyetü fi tarîgi muabbedi خاشية ترابية في طريق معبد
banknot [is] veragatün nagdiyyetün ورقة نقدية
banknot [is] veragatü maliyye ورقة مالية
banknot [is] veragatü maliyye ورقة مالية
banliyö [is] etrafül medineti اطراف المدينة
banliyö [is] dâhiye ضاحية
banmak [fl] negaa نقع
banmak [fl] ğamese غمس
banotu [is][Bot] benc بنج
banotu [is][Bot] seykeran / seyküran سيكران
bant (yapışkan) [is] şerîtu lâsıg شريط لاصق
bantlamak [fl] sebbete bişerîdi lasıg ثبت بشريط لاصق
banyo [is] muğtesel مغتسل
banyo [is] hammam حمام
banyo [is] ğurfetül hammâm غرفة الحمام
bar (basınç birimi) [is] bâr بار
bar (meyhane) [is] hâne حانة
bar (meyhane) [is] hammara خمارة
baraj (sınır değer) [is] el haddül ednâ الحد الادنى
baraj (büğet, bent) [is] sedd سد
baraka [is] kûh كوخ
baraka [is] barrake براكة
baraka [is] huss خص
barış [is] silm سلم
barış [is] selam سلام
barış [is] sulh صلح
barışçı [sf] musâlim مسالم
barışçı [sf] musâlih مصالح
barışçı [sf] silmiyy سلمي
barışçıl [sf] musâlim مسالم
barışçıl [sf] musâlih مصالح
barışçıl [sf] silmiyy سلمي
barışık [sf] mütesâlih متصالح
barışık [sf] musâlim مسالم
barışmak [fl] sâleha صالح
barışsever [sf] musalim مسالم
barışsever [sf] silmi سلمي
barışseverlik [is] musâleme مسالمة
barışseverlik [is] hubbüs silmi حب السلم
barıştırmak [fl] veffega وفق
barıştırmak [fl] esleha beynehüma اصلح بينهما
barınak [is] melce' ملجا
barınak [is] me'ven ماوى
barınak [is] mehbe' مخبا
barındırma [is] îvâ ايواء
barındırmak [fl] evva اوى
barındırmak [fl] ecâra اجار
barınmak [fl] lâzebe لاذب
barınmak [fl] lecee لجا
barınmak [fl] eva ıla اوى الى
barbar [sf] hemeci همجي
barbar [sf] mütevahhiş متوحش
barbar [sf] berberî بربري
barbarca [zf] bi vahşiyyeti بوحشية
barbarca [zf] bi hemeciyyeti بهمجية
barbarlaşmak [fl] tevahhaşe توحش
barbarlık [is] vahşiyye وحشية
barbarlık [is] hemeciyye همجية
barbarlık [is] berberiyye بربرية
barbekü [is] mevgıdü şivain sâbitin موقد شواء ثابت
barbunya [is][Bot] fasûlyâ hamrâ فاصوليا حمراء
bardak [is] kûb كوب
bardak [is] ke's كاس
baret [is] hûzetül bennâ خوذة البناء
barikat [is] hâcize حاجزة
barikat [is] sedde سدة
bariyer [is] hâilu dûne حاءل رون
barkot [is] er ragmut tayfi الرقم الطيفي
barkot [is] eş şifratül muhattatu الشفرة المخططة
barksız [is] lâ nâra lehu ve lâ garâra لا نار له و لا قرار
baro [is] nigâbe نقابة
baro [is] râtatül muhâmîn رابطة المحامين
barometre [is] barûmîtr باروميتر
baron [is] bârûn بارون
barsak [is] mian معى
barsak [is] mesîr مصير
barut [is] milhul bârûd ملح البارود
barut [is] bârûd بارود
baruthane [is] ma'melul bârûd معمل البارود
baruthane [is] cebehâne جبخانة
baryum [is] bâriyûm باريوم
bas [is][Mzk] garâr قرار
bas [is][Mzk] bâs باص
bas [is][Mzk] savtu amîg ve munhafid صوت عميق و منخفض
basamak (aşama) [is] mertebe مرتبة
basamak (sayı) [is] hâne خانة
basamak (merdiven) [is] derec درج
basamak (aşama) [is] derece درجة
basamak (merdiven) [is] derecetü (essüllem) درجة (السلم)
basamaklı [sf] mütederric متدرج
basık [sf] müfeltah مفلطح
basık [sf] müfettas مفطس
basık [sf] musettah مسطح
basıklaştırmak [fl] feltaha فلطح
basılı [sf] fi şekli dibâiyy في شكل طباعي
basılı [sf] matbû' مطبوع
basılmak (polis vb. tarafından ) [fl] kuşife كشف
basılmak (polis vb. tarafından ) [fl] dûhime دوهم
basılmak (kitap) [fl] tubia طبع
basılmak (kitap) [fl] zahera ظهر
basım [is] neşr نشر
basım [is] tab'â طبعة
basımcı [is] tâbi' طابع
basımcı [is] sâhibu matbaatin صاحب مطبعة
basımcılık [is] fennüt tibaati فن الطباعة
basımcılık [is] sınâatüt tibâati صناعة الطباعة
basın [is] suhuf صحف
basın [is] sahâfe صحافة
basınç [is] dağt ضغط
basınç [is] dağta ضغطة
basınçölçer [is] migyâsud dağfi مقياس الضغط
basınçölçer [is] bârûmîtr باروميتر
basınçlamak [fl] addeled dağta عدل الضغط
basınçlı [sf] madğûd مضغوط
basbayağı (sıradan) [is] mu'tad معتاد
basbayağı (sıradan) [is] ma'ruf معروف
basbayağı (sıradan) [is] âdiyy عادي
basil [is] usayye عصية
basiret [is] meddün nezar مد النظر
basiret [is] besîra بصيرة
basiretli [sf] besîr بصير
basiretli [sf] hâzim حازم
basiretli [sf] hasîf حصيف
basiretsiz [sf] galilüt tebessur قليل التبصر
basiretsiz [sf] adîmül besîra عديم البصيرة
basiretsizlik [is] gılletüt tebessuri قلة التبصر
basit (kolay) [sf] yesîr يسير
basit (kolay) [sf] heyyin هين
basit (sıradan) [sf] ı'tiyadî اعتيادي
basit (karmaşık olmayan) [sf] besît بسيط
basit (kolay) [sf] sehl سهل
basit (sıradan) [sf] âdî عادي
basit (karmaşık olmayan) [sf] ğayrü muaggad غير معقد
basitçe [zf] bibesâta ببساطة
basitleşmek [fl] besuta بسط
basitleşmek [fl] sehule سهل
basitleşmek [fl] sâra sehlen صار سهلا
basitleştirme [is] tebsît تبسيط
basitleştirmek [fl] hevvene ala هون على
basitleştirmek [fl] besseta بسط
basitleştirmek [fl] sehhele سهل
basitlik (kolaylık) [is] besâta بساطة
basitlik (kolaylık) [is] suhûle سهولة
baskı (zulüm) [is] kam' قمع
baskı (zulüm) [is] ıdtıhâd اضطهاد
baskı (zulüm) [is] ta'zîb تعذيب
baskı (basım işlemi) [is] tıbâa طباعة
baskı (basım işlemi) [is] tab' طبع
baskıcı [sf] gam'i قمعي
baskıcı [sf] mudtahid مضطهد
baskıcı [sf] teassufiyyu تعسفي
baskıcı [is] tabbâ' طباع
baskıcı [sf] zâlim ظالم
baskıcı [sf] zâlim ظالم
baskıcı [is] âmilüt tabbâati عامل الطباعة
baskın [ansızın yakalama] [is] mubağateh مباغتة
baskın [ansızın yakalama] [is] mudaheme مداهمة
baskın [saldırı] [is] hecme هجمة
baskın [saldırı] [is] muhâceme مهاجمة
baskın [saldırı] [is] ğâra غارة
baskınlık [is] tefevvug تفوق
baskınlık [is] siyâde سيادة
baskınlık [is] seytara سيطرة
baskısız [sf] ğayru metbû' غير مطبوع
baskül [is] mizânu tabli ميزان طبلي
basket [is] hedef ( fi küretis selleti) هدف (في كرة السلة)
basketçi [is] lâibu küretis selleti لاعب كرة السلة
basketbol [is] küretüs selleti كرة السلة
basketbolcu [is] lâibu küretis selleti لاعب كرة السلة
basma [kumaş] [is] gumâşu gutni matbu' قماش قطني مطبوع
basma [kumaş] [is] befte بفتة
basma [eylem] [is] tab' طبع
basma [matbu] [sf] matbu' مطبوع
basmak [ayak ile] [fl] vedie وطىء
basmakalıp [söz vb.] [sf] me'luf مالوف
basmakalıp [söz vb.] [sf] mübtezel مبتذل
basmakalıp [söz vb.] [sf] metrûg مطروق
basmakalıplaşmak [fl] teşekkeletil / tegavlebetil ibare تشكلت/تقولبت العبارة
basso [is][Mzk] eğlezel esvatil mûsîgiyye اغلظ الاصوات الموسيقية
bastıbacak [sf] gasirul kâme قصير القامة
bastıbacak [sf] gasirun cidden قصير جدا
bastırım [is][Psik] el kebtul nefsi الكبت النفسي
bastırım [is][Psik] eddağt الضغط
bastırmak [kuvvet uygulamak] dağata alâ ضغط على
baston [is] ukkâz عكاز
baston [is] asan عصا
bâdire [is] musibeh مصيبة
bâdire [is] hataru müfâcii / târii جطر مفاجىء / طارىء
bâkî [sf] bâgî باق [ي ]
bâkir [sf] bikr بكر
bâkir [sf] azra عذراء
bâkire [sf] uzrî عذري
bâkirelik [is] bekâre بكارة
bâkirelik [is] üzra عذرة
bâkiye (artık , kalan) [is] mütebegga متبقى
bâkiye (artık , kalan) [is] bagıyye بقية
bâkiye [is][Tic] bagıyyetüd düyûn بقية الديون
bâkiye [is][Tic] rasîd رصيد
bâri (en azından) [bağ] alel egalli على الاقل
bâriz [is] vâdih واضح
bâriz [is] beyyin بين
bâriz [is] sâfir سافر
bâriz [is] zahir ظاهر
bârizleşmek [fl] bâne بان
bârizleşmek [fl] beraze برز
bârizleşmek [fl] zahera ظهر
bâsur [is] maradul bavasir مرض البواسير
bâsur [is] bâsûr باسور
Büyütülmüş Mükebber مكبر
Büzüşük Münkemiş منكمش
Büzüşük [öz.is.] Müteqales متقلص
Büzüşük Müteqaben متقبض
Büzüşmek İnkemeşe انكمش
Büzüşmek Tekemşe تكمش
Büzük(Büzülmüş) [sf] Münkemiş منكمش
Büzük(Büzülmüş) [sf] Müteqâles متقلص
Büzük(Anüs) [is] İst إست
Büzük(Anüs) [sf] Sürm سرم
Büzülme İnqibâz انقباض
Büzülme Teqallüs تقلص
Büzülmek Kezze كز
Büzülmek İnkemeşe انكمش
Büzülmek Tekemşe تكمش
Büzülmek Teqallese تقلص
Büzmek Qallese قلص هـ
Büzmek(Dudaklarını) Zemme زم
bir aşağı bir yukarı iqbalen ve idbaren إقبالاً و إدباراً
bir aşağı bir yukarı zeheben ve iyaben ذهاباً واياباً
bir aşağı bir yukarı gidip gelmek [fl] zehebe (sare) cieten ve zehaben ذهب (سار) جيئة و ذهاباً
bir açıdan ... bir başka açıdan ise... [is] من وجهة...ومن جهة اخرى
bir çok açıdan [is] من وجوه كثيرة
Bir işi beceremeyen [sf] قليل ا لحذق
Bir işi beceremeyen [sf] اخرق
biraz abartılı [sf] لايَخْلُو مِن مُبَالَغَة
bu açıdan (bakıldığında) [is] من هذه الوجهة
bu açıdan (bakıldığında) [is] من هذه اازاوية