U-

Türkçe   Okunuş Arapça
ağda [is] معجون سكر
Çıngıraklı [sf] Le ceres sağır له جرس صغير
-alım (-elim) [ek] لام الأمر+ مضارع مجزوم
ağa [is] قرم
aşağı (alçak) [sf] vezi' وضيع
aşağı (bayağı) [sf][Mec] vazi' وضيع
aşağıda fil esfeli في الأسفل
aşağıda geçen (metin içinde) fima yeli فيما يلي
aşağıda geçen (metin içinde) ma yeli ما يلي
aşağıfa belirtilen mubeyyen ednahu مبين أدناه
aşağılacı [sf] muhin مهين
aşağılacı [sf] muhiddu lilqadri/lissumati محطّ للقدر / للسمعة
aşağılacı [sf] mustehin مستهين
aşağılık [is] nezil نذيل
aşağılık [is] mehin مهين
aşağılık duygusu / kompleksi murekkeb neqs مركب نقص
aşağılık duygusuna/ kompleksine kapılmak [fl] qamue قمؤ (ـــُ)
aşağıya doğru fi inhidarin في انحدارٍ
ağaçkakan [is][Zoo] نقارالخشب
ağaçkavunu [is][Bot] كباد
ağaçlı [sf] مشجر
ağaçlıklı [sf] مشجر
aşama [is] merhale مرحلة
aşamalı [sf] mütederric متدرج
aşçılık [is] fenn debh فنّ الطبخ
aşı (ilaç) [is] leqah لقاح
aşı yapmak / vurmak [fl] leqahe لقح
aşı yapmak / vurmak [fl] leqqahe لقح ـه
aşık (kemik) [is][Ant] ke' bul qademi كعب القدم
aşık [is][Mec] velih وله
aşık [is] muhibb محبّ
aşık [is][Mec] muhibb محبّ
aşık [is][Mec] mugrem مغرم
aşık atamamak [fl] La yeatediu munafesetehu لايستطيع منافسته
ağıl [is] مربض
aşılamak [fl][Mec] leqqane لقن ـه هـ
aşılamak [fl] leqqeha لقح ـه/ هـ
aşılamal (... umudunu aşılamak) [fl] menna منى ـه ب
aşılanmak [fl] luqqihe لقح
aşılı [sf] muleqqah ملقح
aşındırmak [fl] qarreza قرض هـ
aşındırmak [fl] qareza قرص
aşıntı [is][jeo] mevad lehaqiyye مواد لحقية
ağır kanlı [sf] قليل الحركة
aşırı [is] müfrid مفرط
aşırı (istelerinde) [is] mutemadin fi talebatihi متماد في طلباته
aşırı [is] mutecavizul haddi متجاوز الحدِّ
aşırı (taraftar) [is] muteşeddid متشدد
aşırı (taraftar) [is] mutederrif ( fi teassubihi) متطرف (في تعصبه)
aşırı (fiyat) [is] muchif مجحف
aşırı [is] muğalin fevqal haddi مغالٍ فوق الحد
aşırı çirkin [sf] musrif fid demame مسرف في الدمامة
aşırı incelik kiyase baliğa كياسة بالغة
aşırı kısa musrif fil qisari مسرف في القصر
aşırı kilo vezn zaid وزن زائد
aşırı milliyetçi qavmi mutederrif قومي متطرف
aşırı yüksek (vergi) muchife مجحفة
aşırılık [is] ferd فرط
ağırbaşlı [sf] وقور
ağırbaşlı [sf] مهيب
ağırbaşlılık [is] وقار
ağırkanlı [sf] متثاقل
ağırlama (misafir) [is] قرى
ağırlıklı [is] مكثف
ağırlıklı [is] مركز
aşırma [is] neşl نشل
ağıt [is] نواح
ağıt [is] مرثية
ağıt [is] مرثاة
ağıtçı (kadın) [is] معددة
ağız [is] فم
ağızlık (sigara için) [is] مصاصة السجاءر
aşüfte [is] leub لعوب
aşüfte [is] macine ماجنة
ağdalı [sf] لزج
aşermek (hamile kadın) [fl] vehime yehimu / yevhemu وحم يحم/ يوحم
aşevi (aşhane) medbeh hayri مطبخ خيري [لتوزيع الطعام عل
aşevi (aşhane) [is] med'am şe'bi مطعم شعبي
aşina [sf] me'luf مألوف
aşina [sf] me'nus مأنوس
aşina olmak [fl] kane me'lufen bi كان مألوفًا ب
aşiret [is] qabile قبيلة
aşk (gayret) [is] neşad نشاط
aşk hikayesi qıssatu hubbin قصة حبٍ
aşk hikayesi qıssa garamiyye قصة غرامية
aşkın [sf] nezih نزيه
aşkın [sf] nezi نزه
aşkın [sf] münezzeh منزه
aşkınlık [is] neze نزه
aşkınlık [is] nezahe نزاهة
ağrı [is] وجع
Ağrı, sancı [is] وجع
ağrılı (ağrı duyan) [sf] متوجع
ağrılı (ağrı duyan) [sf] متألم
ağsı [sf] متشابكة
aşure [is] nev' minel heleviyyati نوع من الحلويات [يصنع من الح
Aşure günü yevm aşura يوم عاشوراء
aç gözlülük [sf] نهم
açacak (alet) [is] فتاحة (الزجاجات)
açış [is] فتح
açığa çıkarmak [fl] كشف عن
açığa vurmak (sırrı) [fl] كشف سرا
açığa vurmak (duyguları) [fl] كشف عن
açıölçer [is] مقياس الزوايا
açıölçer [is] منقلة
açık (açık saçık) [sf] فاضح
açık (belirgin) [sf] واضح
açık (anlaşılır, net) [sf] واضح
açık (bütçe, hesap,kasa vb. için) [is] نقص (في المخزون)
açık (kapalı olmayan yer) [is] هواء طلق
açık (kapalı karşıtı) [sf] مفتوح
açık (dükkan vb.) [is] مفتوح
açık (açık saçık) [sf] مكشوف
açık (kol, kucak) [sf] ممتدتان
açık (anlaşılır, net) [sf] مبين
açık (aralıklı) [sf] متباعد
açık (gün, hava) [sf] مشمس
açık artırma [zf] مزايدة
açık artırma [zf] مزاد علني
açık fikirli [sf] واسع الأفق
açık fikirli [sf] منفتح العقل
açık fikirli [sf] متفتح الذهن
açık hava (güneşli) [sf] يوم مشمس
açık hava tiyatrosu [is] مسرح مكشوف
açık hava tiyatrosu [is] مسرح الهواء الطلق
açık havada [is] في الهواء الطلق
açık havada [is] في الخلاء
açık rejim [sf] نظام برلماني
açık renkli [sf] فاتح اللون
açık seçik (yayın) [sf] منشورات فاضحة
açık seçik (yayın) [sf] مجلة فاضحة
açıkçası [zf] لاأخفيك الكلام
açıkgöz [sf] فطن
açıkgöz [sf] واسع الحيلة
açıkgöz [sf] نبيه
açıkgözlük [is] فطنة
açıkgözlük [is] نباهة
açıklamak (izah etmek) [fl] فسر ه..
açıklamak (izah etmek) [fl] وضح
açıklamalı [sf] مشروح
açıklanamaz [sf] لايمكن تفسيره
açıklanamaz [sf] لايمكن تعليله
açıklanamaz [sf] لايؤول
açıklanmak (...ile) فسرب
açıklık [is] وضوح
açılır kapanır [sf] قابل للطي
açımlamak (bşi) فصل القول في
açıortay [is][Mat] munassif ezzaviye منصف الزاوية
Kelime Anlamı : Geometride bir açıyı iki eşit açı şeklinde bölen yapıdır.
açısal [sf] متعلق بالزوايا
açlık (aç olma) [is] مسغبة
açma [is] فتح
açmak [fl] فتح
açmak [fl] فغر
açmaz [is] ورطة
açmaz [is] مشكلة
açtırmak [fl] يفتح
abajur [is] كمةالمصباح
abaküs [is] معداد
abalı من يرتدي عباءةَ
abanoz [sf][Bot] مَصْنُوع مِنْ الأبْنُوس
abartı [is] مُبَالَغَة
abartı [is] مُغَالاَة
abartış [is] مُبَالغة
abartıcı [sf] مُهَوِّل
abartıcı [sf] مُبَالغ
abartıcı [sf] مُغَالٍ
abartılı [sf] مُفْرَط فيه
abartılı [sf] مُهَوَّل
abartılı [sf] مُبَالَغ فيه
abartısız [sf] وَاقِعِيَّا
abartma [is] مُبَالَغَة
abartma [is] مُغَالاَة
abartmalı [sf] مُبَالَغ فيه
abartmasız [sf] وَاقِعِيَّابِالضَّبْطِ
abazan [is][Arg] من لَم يُلاَمِسِ النَّساءَ
abdest [is] وضوء
abdest alma [is] وضوء
abdest bozmak [is] قضى حاجته
abdesthane [is] مراحيض
abdesthane [is] مرحاض
abdestinde namazında [sf] ملتزم بدينه
abdestinde namazında [sf] متدين
abdestli [sf] متوضى
abdestsiz yere basmamak [sf] كان تقيا
abdestsiz yere basmamak [sf] ملتزمابدينه
abes [zf] لاطاءل منه
abes kaçmak [zf] لم يناسب الحال
abesle iştigal [zf] نفخ في رماد
abesle iştigaldir [zf] من العبث ان
abide [is] نصب
abide [is] نصب تذكارى
abit [is] متعمد
ablak [is] مكلثم
ablak [is] مستدير الوجه
abluka [is] نطاق الحصار
abluka [is] محاصرة
ablukayı delmek/ yarmak [is] كسر الحصار
abone [is] مشترك
abraş (alaca,lekeli) [sf] مبقع
abuk sabuk konuşmak [sf] هذى
abuk sabuk konuşmak [sf] هذر
abus [sf] متجهم
acaba ne zaman [zf] متى ياترى
acar [sf] مقدام
acı biber [sf] فلفل
acı dolu [sf] مفعم
acı dolu [is] ملتاع
acı dolu [is] متألم
Acıklı [sf] يقطع القلب
acıklı [sf] يقطع القلب
Acıklı [sf] يرثى له
acıklı [sf] يرثى له
acıklı [sf] مفتت للاكباد
Acıklı [sf] مأساوي
acıklı [sf] مأساوي
acılı [sf] مفلفل
acıma [is] مرارة
acımasız [sf] قاس
acımasızlık [is] وحشية
acımasızlık [is] قسوة
acımasızlık [is] قساوة القلب
acımsı [sf] فيه مرارة
acınacak [sf] مثيرللرحمة
acınacak [sf] مدعاة للشفقة
acısını çekmek (bşin) [fl] قاسى الام
acıtıcı [sf] موجع
acıtıcı [sf] مؤلم
acele [sf] مستعجل
acele etme مهلك
Aceleci [sf] متسرع
acelesi olmak [fl] كلن مستعجلا
Acelesiz [sf] متمهل
Acelesiz [sf] متأن
Aceleye gelmiş / getirilmiş [is] متسعجل
Acem [sf] فلرسي
Acemi er [sf] مجندحديثا
Acente [is] وكالة
Acente [is] مكتب تجاري
Acentelik [is] وكالة تجارية
Acep [zf] ياترى
acil [sf] مستعجل
acil [sf] معجل
acil durumlarda [sf] في حالات الطوارئ
acil servis [sf] قسم الحالات الاستعجالية
acil servis [sf] مركزالاسعاف
aciz, güçsüz [sf] قاصر
adaş [sf] مشترك في الاسم
adaçayı [is] قويسة
adaçayı [is][Bot] مريمية
adak (adama) [is] نذر
adaklık [sf] معدللنذر
adaleli [sf] قوي العضلات
adaleli [sf] مفتول العضلات
adaleli [sf] مفتول العضلات
adalet (hakkı gözetme) [is] قسط
adaletli [sf] مقسط
adaletsiz [sf] مخالف للعدل والحق
adamak (taahhüt etmek) [fl] قطع على نفسه عهدا
adamak (taahhüt etmek) [fl] نذر
adamkökü [is][Bot] لفاح
adamotu [is][Bot] لفاح
adanmak [fl] نذر
adaptör [is] محول كهرباءي
adapte [sf] متكيف
aday [is] مقدم الطلب
aday [is] مترشح
aday [is] مرشح
adımlamak [fl] قاس طول المسفة بخطواته
adımlık (iki adımlık yer) [sf] في مسافة قصيرة
adımlık (iki adımlık yer) [sf] قريب جدا
ademimerkeziyetçi [sf] لامركزي
adeta [zf] ك
adeta [zf] كأن
adeten [zf] كأنما
adetleşmiş [sf] معتاد
adil [sf] مقسط
adil [sf] منصف
adileşmek [fl] هان
adlı [sf] مدعو ب..
adlı [sf] مسمى ب..
adli [sf] قضاءي
adres [is] محل الإقامة
af [is] مغفرة
afacan [is] ولد شقي
afal afal [zf] مدهوشا
afallamak [fl] وقف حاءرا
aferin [ünl] نعم مافعلت
aferin [ünl] مرحى بك
afet (doğal yıkım) [is] كارثة
afet (doğal yıkım) [is] مصيبة
afetzede [is] متضرر بالكارثة
afetzede [is] مصاب
affedicilik [is] مسامحة
affedilmez [sf] لا يغتفر
affedilmez [sf] لا يصفح عنه
affedilmez [sf] لايغفر
affetme [is] مغفرة
affettirmek [fl] يسامح
affolunabilir [sf] يغتفر
affolunabilir [sf] يصفح عنه
afiş [is] لافتة
afiş [is] ملصق
afişe (afişe etmek) [fl] فضح هـ
afili [sf] متبختر
aforizm (özdeyiş) [is] قولة
aforizm (özdeyiş) [is] مقولة
afra tafra [is] هيجان
afrodizyak [is] ناعوظ
afrodizyak [is] مقويات للباءة
afrodizyak [is] منعظات
afyonkeş [is] مدمن أفيون
agraf [is] مشبك
aha [ünl] هاهي
ahar [is] معجون غروي
ahşap [sf] مصنوع من خشب
ahçılık [is] مهنة الطباخ
ahım (ahım şahım olmamak) [fl] ليس راءعا متميزا
ahbap [is] مقرب
ahbaplık [is] مودة
ahdetmek [fl] قطع على نفسه عهدا على
ahenk [is] وءام
ahenkli [sf] ملاءم
ahenkli [sf] منسجم
ahenkli [sf] متناغم
ahenksiz [sf] ناشز
ahenksiz [sf] متنافر
ahenksizlik [is] نشوز
aheste [sf] متأن
ahit [is] ميثاق
ahlaki [sf] لأخلاقي
ahlaklı [sf] مهذب
ahlaklı [sf] متخلق
ahlaksız [sf] فاجر
ahlaksız [sf] فاسق
ahlaksız [sf] مناف للأخلاق
ahlaksız [sf] ماجن
ahlaksız [sf] متهتك
ahlaksızlık [is] قلة الآدب
ahlaksızlık [is] قلة تربية
ahmakça (biraz ahmak) [sf] فيه حماقة
ahmakıslatan [is] مطرخفيف
AIDS [is] مرض فقدان المناعة المكتسبة
ailesiz [sf] مقطوع من شجرة
ailesiz [sf] من لاقريب له
ait (mülkiyetinde) [sf] ملك
ait (mülkiyetinde) [sf] مملوك
ajanda [is] مفكرة يومية
ajanda [is] مذكرة
ajans (haber için) [is] وكالة أنباء
akaç [is] مصرف
akademi [is] مجمع علمي
akademi [is] معهد
akanyıldız [is] نيزل
akaryakıt [is] وقود ساءل
akşam [is] مساء
akşamüzeri [zf] وقت حلول المساء
akşamüzeri [zf] هبوط الليل
akşamlamak [fl] قضى النهار في
akşamleyin [zf] مساء
akçakavak [is][Bot] مدرللمال
akçe [is][Esk] قطعة نقدية فضية قديمة
akışkan [is][Fiz] مالاشكل له كالسواءل والغاز
akıbet [is] نتيجة
akıbet [is] مصير
akılcı [sf] مؤمن بالمذهب العقلاني
akım [is] قوس قزح
akıntılı [sf] متدفق
akü [is] مركم
akgeven [is][Bot] كثيراء
akkor [is] وهيج
akkor [is] وهاج
aklıevvel [is] من يدعي العقل
akraba [is] قريب
akraba [is] نسيب
akrabalık [is] قرابة
akrabalık [is] قربى
akrabalık [is] نسب
aks [is] قطب العجلة
aks [is] محور العجلات
aksan [is] لكنة
aksâm [is] قطع
aksırıklı [sf] كثير العطاس
akseptans [is] وثيقة القبول
aksesuar [is] لواحق
aksesuar [is] لوازم إضافية
aksesuar [is] ملحقات التزيين
aksi (zıt, ters, karşıt) [sf] نقيض
aksi (zıt, ters, karşıt) [sf] مضاد
aksi (zıt, ters, karşıt) [sf] معاكس
aksiyom [is] مسلمة
aktarılmak [fl] نقل
aktarma [is] نقل
aktarmak [fl] نقل هـ من الى
aktarmasız [sf] مباشرة
aktavşan [is][Zoo] يربوع
aktör [is] ممثل
aktörlük [is] فن التمثيل
aktüel [sf] متعلق بشؤون الساعة
aktif (etkin) [sf] فعال
aktif (etkin) [sf] نفاذ
aktifleştirmek [fl] فعل هـ
aktifleştirmek [fl] نشط
aktifleştirmek [fl] نشط
aktiflik [is] نشاط
aktivite [is] فعالية
aktivite [is] نشاط
aktris [is] ممثلة
akut [sf][Tıp] متطورة
al [is] قرمزي
al [is] لون أحمر
ala [sf] مبرقش
alaşım [is] مزيج معدني
alabildiğine [sf] ممتد الى أقصى حد
alabildiğine [sf] مترامي الأطراف
alaca [sf] مبرقش
alacak [is] مستحقات
alacalı [sf] مبرقش
alakadar [sf] مهتم بـ
alakalı [sf] متعلق بـ
alakalı [sf] مرتبط بـ
alakandırmak [fl] يهم
alakandırmak [fl] يعني ـه
alakasız [sf] لاعلاقة له بـ
alametli [sf] موسوم
alametli [sf] معلم بـ
alan (geniş yer, saha) [is] منطقة واسعة
alarm (olay) [is] ٌإنذار
alâimisemâ [is][Esk] قوس قزح
alçak (yüksek karşıtı) [sf] واطئ
alçak (yüksek karşıtı) [sf] منخفض
alçaltıcı [me] مهين
alçaltmak [fl] وطأ هـ
alçılı [sf] مجبر
alçılı [sf] مجبس
alışık [sf] متعود على
alışılagelmiş [sf] معتاد
alışılmak [fl] متعارف
alışkın [sf] مألوف
alışkın [sf] متعودعلى
alışkın [sf] معتادعلى
alıştırmak [fl] مرس
alık [sf] مغفل
alıkonulmak [fl] منع عن
alıkoyma [is] منع
alımlı [sf] فاتن
alındı [is] وصل
alüvyonlu [sf] فيه طمي
albüm (resim, pul) [is] كشكول الصور أو الطوابع
aldatıcı [is] كاذب
aldatıcı [is] مضلل
aldırmamak [fl] لم يأبه بـ
aldırmamak [fl] لم يبال بـ
aldırmaz [sf] لايهتم بـ
aldırmaz [sf] لايعبأبـ
alelacele [zf] معجلا
alerji [is] مرض الحساسية
aletsiz [sf] يدوي
alev [is] لهيب
alev [is] لهب
aleyhtar [sf] مخالف
aleyhtar [sf] معارض
alfabetik [sf] هجاءي
algı [is] فهم
algılanabilir [sf] محسوس
algılanabilir [sf] مدرك بالحس
algılayıcı [sf] مدرك بـ
alicenap [sf][Esk] كريم النحيزة
alicenaplık [is][Esk] كرم الأخلاق
alicenaplık [is][Esk] نبالة
alicenaplık [is][Esk] نخوة
alim [is] من أهل العلم
alkali [sf][Kim] قلي
alkali [sf][Kim] قلوي
alkali [Kim] قلى
alkol [is] كحول
alkolik [sf] مدمن [على الخمر]
alkolik [sf] مدمن المسكرات
alkollü [sf] كحولي
alkollü [sf] مختمر
alkolsüz [sf] لايحتوي كحول
alkolsüz لاكحولي
Allah aşkına [ünl] لله
Allah aşkına [ünl] نشدتك الله
Allah Allah [ünl] يالطيف
Allah Allah [ünl] ياحفيظ
Allah Allah [ünl] ياسلام
Allah Allah [ünl] ياستار
Allah bilir ne kadar [ünl] والله يعلم مقدار ذلك
Allah emri [ünl] وصية الله
Allah emri [ünl] قضاءالله
Allah rızası için [ünl] في سبيل الله لوجه الله
Allah rızası için [ünl] لوجه الله
Allah vergisi [ünl] موهوب
Allah yapısı [ünl] من صنع الله
Allah yardımcın olsun [ünl] كان الله في عونك
Allah'a ısmarladık [ünl] في أمان الله
Allah'a ısmarladık [ünl] وداعا
Allah'a ısmarladık [ünl] مع السلامة
Allah'a emanet ol [ünl] وداعا
Allah'tan (iyi ki) [ünl] ل / من حسن الحظ
Allahlık [sf] في حاله
Allahsız [sf] كافر
Allahsız [sf] ملحد
allak bullak [sf] muhabbel مخبل
almaşık [sf] مناوب
almaşık [sf] mütenavib متناوب
almaşıklık [is] münavebete مناوبة
altıgen [is] müseddese مسدس
altılı [sf] müseddes مسدس
altıntop (greyfurt) كريفون
altıntop (greyfurt) ليمون هندي
altıpatlar [is] müseddes مسدس
ama [bağ] ve lakinne ولكن
ama (fakat) [bağ] lakin لكن
amaç [is] مقصد
amaç [is] مأرب
amaçlamak [fl] قصد هـ / الى
amaçlamak [fl] نوى
amaçlamak [fl] هدف الى
amaçlı [sf] hadife هادف
amaçlı [sf] müveccehe ıla ğereze موجه الى غرض
amade [sf] mütehaffize متحفز
aman [is] hevadete هوادة
amansız [sf] kasın قاس
amansız [sf] la yelinu لايلين
amansız [sf] la yerhemu لايرحم
amansız [sf] ledude لدود
amansız [sf] metesallife متصلف
amatör [sf] havın هاو
amatör [sf] muhterife محترف
amatörlük (profesyonel karşıtı) [is] hevayete هواية
amazon [is] farisete فارسة
ambalaj (eylem) [is] leffe لف
ambalajcılık [is] mihnete teğbiete ve teğlibe مهنة التعبءة والتعليب
ambar [is] mahzenel gallete مخزن الغلة
ambar [is] müstevdeğe مستودع
ambar [is] mustevabe مستوعب
ambargolu (mal) [sf] mahzuru ala محظورعلى
ambülans [is] nekkalete نقالة
amel [is][Tıp] line لين
amele (ağır işçi) [is] muavine bennae معاون البناء
ameli [sf] vakıiyye واقعي
ameliyathane [is] meşrahate مشرحة
ameliye [is] fiğle فعل
amfi [is] medrece مدرج
amfi [is] müderrece مدرج
amfiteatr [is] müderrece مدرج
amigo [is] muheyyicel cumhuru fil mubareyati مهيج الجمهور في المباريات
Amma [bağ] Ve lakin ولكن
amma [bağ] Lakinne لكن
amonyak [is] Milhunneşadıri ملح النشادر
amorti [is] Verekatü ya nasibin yumkinu istircağu semeniha ورقة يا نصيب يمكن استرجاع ث
amortisör [is] Mumtassussedamati ممتص الصدمات
amortisör [is] Muhammidul irticaci مخمدالارتجاج
Ampermetre [is][Elk] Mikyasutteyyari مقياس التيار
Amplifikatör [is][Elo] Mükebbiru مكبر
Amplifikatör [is][Elo] Muzahhimu مضخم
Ampul [is] misbahu kehribaiyyi مصباح كهرباءي /لمبة
Ampul [is] Misbahu kehribai مصباح كهرباءى
Ampul [is] Misbahul izaeti مصباح الإضاءة
An [is] Lahzete لحظة
An [is] Huneyhete هنيهة
Anahtar [is] Miftah مفتاح
Anahtarcı [is] Nessahul mefatihi نساخ المفاتيح
Anahtarcılık [is] Mihnetü neshul mefatihi مهنة نسخ المفاتيح
Anakronizm [is] Müfaragatü tarihiyyeti مفارقة تاريخية
analizci [is] muhallilü محلل
anarşi [is] Fevzaviyye فوضوية
anarşi [is] Fevza فوضى
anarşik [sf] Fevzavi فوضوي
anarşist [is] Fevzavi فوضوي
anarşistlik [is] Fevzaviyye فوضوية
anarşizm [is] Fevzaviyye فوضوية
anasız [sf] Yetimül ümmi يتيم الأم
anason [is] Yanisu يانسون
anatomici [is] müşerrihu مشرح
anatomist [is] müşerrihu مشرح
anında [zf] fevren فورا
anında [zf] Keirtidadud derfi كارتداد الطرف
anında [zf] Min saatihi من ساعته
anırma (ses ve eylem) [is] nehig نهيق
anırmak [fl] nehegal himaru نهق الحمار
anırtı [is] nehig نهيق
anıt [is] نصب / أثرتذكاري
anız [is] Gaşşe قش
anca (sadece) فقط
ancak (yalnız, sadece) [bağ] فقط
ancak (yalnız, sadece) [bağ] Fehasbu فحسب
ancak (yalnız, sadece) [bağ] Leyse illa ليس إلا
andaç [is] Hediyyetü tezkariyyeti هدية تذكارية
andropoz [is] Fetretüş şeyhuheti فترة الشيخوخة
anekdot [is] mulha ملحة
anektod [is] nukte نكتة
anemi [is] Fegrud demi فقر الدطم
anemometre [is] Migyasur rıhı مقياس الريح
anestezik [sf][Tıp] münevvime منومة
anestezik [sf][Tıp] mübennic مبنجة
anestezik [sf][Tıp] Muhaddir مخدرة
anestezist [is] mübennic مبنج
anestezist [is] muhaddir مخدر
angut [sf][Arg] muğaffel مغفل
ani (anlık) [sf] Fucai فجاءي
ani (anlık) [sf] müfaci مفاجئ
aniden [zf] fec'eten فجأة
animizm [is][Fels] مذهب حيوية المادة
ankastre [sf] مثبت داخل الجدار
ankesörlü telefon [is] hatifu umumi هاتف عمومي
anketör [is] muvezzafu istiftain موظف استفتاء
ankiloz [is][Tıp] Gasede قسط
anlaşılır [sf] fi mütenaveli küllil efhami في متناول كل الأفهام
anlaşılır [sf] vazih واضح
anlaşılırlık [is] vuzuh وضوح
anlaşılmaz [is] la yümkinu fehmuhu لا يمكن فهمه
anlaşılmaz [is] mübhem مبهم
anlaşılmazlık [is] lebs لبس
anlaşma [is] muvafega موافقة
anlaşmak (.. üzerinde, ... yapılmasında) [fl] vafegu ala وافقوا على
anlaşmalı [sf] müttefegu aleyhi متفق عليه
anlaşmazlık [is] nizağ نزاع
anlam [is] medlul مدلول
anlam [is] mağnen معنى
anlam [is] meğza مغزى
anlama [is] fehm فهم
anlamak [fl] fehime فهم
anlamak [fl] fedine فطن
anlamdaş [sf] muteradif مترادف
anlamdaş [sf] muradif مرادف
anlamsız ( anlamı olmayan ) [sf] Farigul meğna فارغ المعنى
anlamsız ( anlamı olmayan ) [sf] leyse lehu meğnen ليس له معنى
anlatma [is] gassa قص
anlayış (anlama) [is] fehm فهم
anlayışlı (hoşgörülü) [sf] mutefehhim متفهم
anlayışlı (hoşgörülü) [sf] mutesahil متساهل
anlayışlı (hoşgörülü) [sf] mutesamih متسامح
anlayışlı (hoşgörülü) [sf] murain li şuurul aherini مراع لشعور الآخرين
anlık [sf] fi darfeti في طرفة عين
anlık [sf] vakti وقتي
anne [is] valide والدة
anne ( çocuk ifadesi olarak ) [is] mama ماما
annesiz [sf] yetimul ummi يتيم الأم
anonim [sf] mechulul masdari مجهول المصدر
anonim [sf] mechulul ismi مجهول الاسم
anot [is][Elk] gutbu mucebi قطب موجب
ansızın [zf] feceten فجأة
ansiklopedi [is] mevsua موسوعة
ansiklopedik [sf] mevsuiyye موسوعي
ant [is] yemin يمين
anten ( yayın için ) [is] hevaiyye هواءي
Antep fıstığı [is] فستق حلبي
anti- [is] muadin معاد
antialerjik [sf] muzaddu lil hassasiyyeti مضاد للحساسية
antibiyotik [sf] muzaddu hayaviyyi مضاد حيوي
antidemokratik [sf] muadin liddimukradiyye معاد للديمقراطية
antiemperyalist [sf] muadin lilembaryaliyye معادللأمباريالية
antifriz [is] mugavim / muigut tecemmudi مقاوم / معيق التجمد
antik [sf] kadim قديم
antikapitalist [is] muadur re'semaliyye معادللرأسمالية
antikomünist [is] muadin liş şuyuiyye معاد للشيوعية
antilop [is][Zoo] وعل
antilop [is][Zoo] vağl وعل
antipati [is] kurh كره
antipati [is] nufur نفور
antisemitik [sf] muadu lissamiyyeti معاد للسامية
antiseptik [is] mubidul cerasimi مبيدالجراثيم
antiseptik [is] mudahhir مطهر
antiseptik [is] muaggim معقم
antitez [is] negizul gaziyye نقيض القضية
antitoksin [is] maddetu muzaddut tesemmumi مادة مضادة للتسمم
antitoksit [sf] muzaddut tesemmumi مضاد للتسمم
antlaşma [is] misag ميثاف
antlaşma [is] muahede معاهدة
antoloji [is] muntrhebat منتخبات
antoloji [is] muhtarat مختارات
antrakt [is] fasıl فاصل
antre [is] medhelul beyti مدخل البيت
antremanlı [sf] gad game bittedribatil lazime قدقام بالتدريبات اللازمة
antrenör [is][Spo] muderrib مدرب
antrenörlük [is][Spo] mihnetud tedribi مهنة التدريب
antrenmansız [sf] lem yegm bittedribatil lazime لم يقم بالتدريبات اللازمة
antrepo [is] mahzen مخزن
antrepo [is] mustevdeğ مستودع
antrkot(i) [is] hebretüz zehri هبرة الظهر
aort [is][Ant] vetin وتين
apaçık [sf] vazih واضح
apaçık [sf] masilu liliyani ماثل للعيان
apart otel [is] munteca menazil siyahiyye منتجع منازل سياحية
apaydın [sf] muzau lilgayeti مضاء للغاية
apayrı [sf] muhtelifu lilgayeti مختلف للغاية
apış arası [is] multekal fehizeyni ملتقى الفخذين
aperitif [is] müfettihat مفتحات
aperitif [is] mukabbelat مقبلات
aperitif [is] müşehhiyat مشهيات
aplike [is] kasasetu kumaşin lizzineti قصاصة قماش للزينة
apse [is] karhe قرحة
apteslik (yer) [is] mizae ميضأة
apteslik (yer) [is] mutevazza متوضأ
ara (mesafe) [is] mesafe مسافة
araştırmacı [is] muhakkik محقق
araştırmak (aramak) [fl] fetteş فتش
araştırmak (aramak) [fl] fehase فحص عن
arabozan [is] nemmam نمام
arabozanlık [is] nemime نميمة
arabozucu [is] nemmam نمام
arabozuculuk [is] nemime نميمة
aracı [is] vesid وسيط
aracı [is] mütevassid متوسط
aracılık [is] vasade وساطة
aralık (ay) [is] kanunul evvel كانون الأول
aralık (mesafe) [is] muttese متسع
aralık (mesafe) [is] مسافة
aralıklı (bitişik olmayan) [sf] mutebaid متباعد
aralıksız (bitişik) [sf] muttasıl متصل
Arapçalaşmış (sözcük vb.) [sf] muarreb معرب
Araplaşmış [sf] muste'rib مستعرب
Araplaşmış [sf] muarreb معرب
arasına(d) [zf] fi vasadi في وسط
arasına(d) [zf] vasede وسط
arasından [zf] min hilali من خلال...
arayüz [is] mezher bernamec hasub مظهر برنامج الحاسوب
arşiv [is] kısm mahfuzat /es sicillat قسم محفوظات / السجلات
arşiv memuru /sorumlusu [is] katibul mahfuzati كاتب المحفوظات
arazi [is] kid'a erzin قطعة أرض
arı (hayvan) [is][Zoo] nahle نحلة
arı (katışıksız) [sf] mehz محض
arı kovanı [sf] kafir قفير
arı kovanı [sf] me'sele معسلة
arı olmak [fl] nekiye نقي
arı olmak [fl] mehuze محض
arıcı [is] nehhal نحال
arıcı [is] murebbin nehli مربي النحل
arıcılık [is] nihale نحالة
arık (kanal) [is] kena قناة
arık (çok zayıf) [sf] hezil هزيل
arık (çok zayıf) [sf] mehzul مهزول
arıklık [is] huzal هزال
arıkuşu [is][Zoo] vervar وروار
arılık (temizlik) [is] vezae وضاءة
arılık [is] nesa'a نصاعة
arılık (arıların bulunduğu yer) [is] menhale منحلة
arıtıcı [sf] munezzif منظف
arıtıcı [sf] muzil مزيل
arıtıcı [sf] mudehhir مطهر
arıtılmış [sf] mükerrer مكرر
arıtılmış [sf] musaffa مصفى
arıtımevi [is] mehadde/ merkezu tekririn محطة / مركزتكرير
arıtımevi [is] me'mel tekrir معمل تكرير
arıtımevi [is] misfatu littenkiye (betrul) مصفاة للتنقية (البترول)
arızalı (araç vb.) [is] muaddel معطل
arızalı (araç vb.) [is] muaddeb معطب
ardışık [sf] mutevalin متوال
ardışık [sf] mutetalin متتال
ardışık [sf] mutetabi متتابع
ardıl [sf] mutelahik متلاحق
ardıl [sf] mutetabi متتابع
ardıl [sf] muteakib متعاقب
ardında [zf] min verai من وراء
ardiye [is] mahzen مخزن
ardiye [is] mustevde' مستودع
arena [is] meydan ميدان
argaç (dokumada) [is] luhme لحمة
argo [is] lugatus suki لغة السوق
arife (kurban bayramı öncesi) [is] yevmul kahfetu bi arefeti يوم الوقفة بعرفة
aritmetik ortalama [sf] vasat hisabi وسط حسابي
ark [is] kena قناة
arka [sf] verai ورائ
arka (kayırıcı kişi/güç) [is] nesir نصير
arka (kayırıcı kişi/güç) [is] muvalin موال
arka (art, peş) [is] muahher مؤخر [الشيء]
arka (gerideki kısım) [is] muahhere مؤخرة
arka (arkalık) [is] mesned مسند
arkadaş! [is] ya ehi يااخي!
arkadaşça [sf] velai ولاءي
arkadaşça [sf] vedud ودود
arkadaşlık [is] muhaleda مخالطة
arkadaşlık [is] murafeka مرافقة
arkadaşlık [is] musahebe مصاحبة
arkaik [sf] kadim قديم
arkaik [sf] muhmel مهمل
arkaik [sf] mahcur مهجور
arkalı [sf] men lehu nesir ev hamin من له نصير أو حام
arkalık ( sandalye vb.için) [is] mesned/ misned مسند
arktik [sf] kutbiyy قطبي
arktik [sf] mutecemmid متجمد
arlanmamak [fl] lem yestehyi لم يستحي
armağan (bağış) [is] hibe هبة
armağan (hediye) [is] hediyye هدية
armağan (bağış) [is] minha منحة
armacılık [is] fennuş şiarat فن الشعارات
armadillo [is][Zoo] muderre' مدرع
armatörlük [is] mihne ennakl bahri مهنة النقل البحري
armut [is] kummesra كمثراة
armut piş ağzıma düş! [is] yukalu limen yentezirul hayra dune se'yin يقال لمن ينتظر الخير دون سع
armutun sapı var, üzümün çöpü var demek [is] la yehtar bisuhule, kane sa'bel irzai لا يختار بسهولة، كان صعب ال
arp [is][Mzk] kisare قيثارة
arsa [is] kitatu erzin salihatu lil binai قطعة أرض صالحة للبناء
arsız (yüzsüz, utanmaz) [öz.is.] vakih وقح
arsız (yüzsüz, utanmaz) [sf] vakih وقح
arsız (yüzsüz, utanmaz) [sf] vakih وقح
arsız (yüzsüz, utanmaz) [sf] kalilul hayai قليل الحياء
arsızlık [is] vakahe وقاحة
arsızlık [is] kılle haya قلة حياء
art [sf] verai وراءي
art [is] muahher مؤخر
art [is] muahhera مؤخرة
art düşünce / niyet [sf] niyyetu seyyiati نية سيءة
artakalmak [fl] fazele min فضل من
artan (artık) [is] fuzale فضالة
artan (artık) [sf] mutebakkın متبق
artan (artış gösteren) [sf] mutezayid متزايد
artçı [is] muahherul ceyşi مؤخر الجيش
artçı [is] muahhera مؤخرة
artçı [is] mutehallif متخلف
artı (bir de) [sf] muzafen ila zalik مضافا الى ذلك
artış oranı [is] muaddeluz ziyadeti معدل الزيادة
artık (kumaş vb.) [is] fezalat فضلات
artık (kumaş vb.) [is] nufayat نفايات
artık (bundan böyle) [zf] minel ani fesaiden من الآن فصاعدا
artık (bundan böyle) [zf] munzu hazal hini منذ هذا الحين
artık (bundan böyle) [zf] munzul an منذ الآن
artık (artan şey) [is] ma yezidu an haceti ما يزيد عن الحاجة
artık (artan şey) [is] mezid مزيد
artık (daha çok, daha fazla) [sf] mezid مزيد من
artırım [is] mezidu ala مزيد على
artırmak (çoğaltmak) [fl] kessere he كثر هـ
artırmak (tasarruf etmek) [fl] veffere he وفر هـ
artist [is] mumessil ممثل
artistik [sf] fenni فني
artistik [sf] mutefennin متفنن
artistlik [is] mihnetut temsili مهنة التمثيل
artmak ( çoğalmak) [fl] kesüre كثر
arzu (heves) [is] meyl ميل
arzu (istek, dilek) [is] mubteğen مبتغى
arzu (istek, dilek) [is] matlub مطلوب
arzu (istek, dilek) [is] matleb مطلب
arzu (heves) [is] medmeh مطمح
arzu (heves) [is] medme' مطمع
arzuhalci [is][Esk] katibuş şikayeti كاتب الشكاية
arzulamak [fl] hefet nefsuhu ila.. هفت نفسه الى..
arzulu [sf] mutelehhif li متلهف ل
as (kakım) [is][Zoo] kakum قاقم
asalak [is][Mec] mutedeffil متطفل
asalet (soyluluk) [is] nebale نبالة
asaletli [sf] kerimul asli كريم الأصل
asaletli [sf] nebil نبيل
asamble [is] heye هيئة
asamble [is] meclis مجلس
asansör [is] mis'ad [kehrabai] مصعد [كهربائي]
asansör [is] mis'ade مصعدة
asansör boşluğu [is] mevki' misad minel binai موقع المصعد من البناء
asansörcü (görevli) [is] muvazzaf misad موظف المصعد
asansörcü (tamirci) [is] musallih misad مصلح المصعد
asap bozucu [is] mudcir مضجر
asık (yüz) [sf] mutecehhim متجهم
asık (asılı) [sf] mutedellin متدلٍ (من)
asık (asılı) [sf] muallak معلق
asıl (soy, nesep) [is] neseb نسب
asıl (kök, kaynak) [is] menşe منشأ
asıl (kök, kaynak) [is] mastar مصدر
asıl hedef [sf] nihaye ereb نهاية الأرب
asılı [sf] muteddellin min متدل من
asılı [sf] muallaq معلق ب
asılı durmak [fl] hedile هدل
asılsız [sf] kazib كاذب
asılsız [sf] muleffeq ملفق
asılsız [sf] muhtelaq مختلق
asır (yüzyıl) [is] qarn قرن
asırlarca [zf] qurunen قروناً
asırlardır [is] qurunen قرونًا
asbest (kumaş) [is] kumaşu mukavim linnari قماش مقاوم للنار
aselbent [is][Bot] mey'a ميعة
aseptik [sf] mutehher مطهر
aseptik [sf] muakkim معقم
asetat (malzeme) [is] verakal asitati ورق الآسيتات
asetat [is][Kim] maddetul asitati مادة الآسيتات
asfalt [is] kar قار
asfalt [sf] muzeffet مزفت
asfalt [sf] muabbed معبد
asfalt makinesi [is] mizfete مزفتة
asfaltlı [sf] muzeffet مزفت
asfaltlı [sf] muabbed معبد
asi (isyancı) [is] mutemerrid متمرد
asi (başkaldıran) [sf] mutemerrid متمرد
asi tabiatlı olmak [fl] kane sa'bel qiyadi كان صعب القياد
asi tabiatlı olmak [fl] merede مرد (ـــُ)
asil (soylu) [sf] nebil نبيل
asil (duygu, davranış) [sf] nebil نبيل
asillik [is] nübl نبل
asilzade [is] min aileti ariqati من عائلة عريقة
asistan [is] muderris musaid مدرس مساعد
askı [is] mişceb مشجب
askı [is] mi'laq معلاق
askı [is][Tıp] mi'laq lizzirai معلاق للذراع
askıda [sf] muaqqad مؤقت
askıda [sf] muallaq معلق
askıda [sf] muaddel معطل
asker kaçağı [is] far minel cundiyyeti فارّ من الجندية
asker yanlısı [sf] muvalin sulda el askeriyye موالٍ [ي] للسلطة العسكرية
askeri ateşe [sf] mulhaq askeri ملحق عسكري
askeri üs [sf] qaide / munşaati askeriyye قاعدة / منشاءات عسكرية
askeri elbise [sf] libas / zeyy askeri لباس / زيّ عسكري
askeri harcamalar [sf] nefeqati askeriyye نفقات عسكرية
askeri mahkeme [sf] mahkemetu askeriyyeti محكمة عسكرية
askeri manevralar [sf] munaverati askeriyye مناورات عسكرية
askeri marş [sf] neşid askeri نشيد عسكري
askeri merkez [sf] merkez askeri مركز عسكري
askeri rejim [sf] nizamu askeri نظام عسكري
askeri teçhizat [sf] muaddat harbiyye معدات حربية
askeri tesisler [sf] münşeati askeriyye منشآت عسكرية
askeri yetkili [sf] mesul askeriy مسؤول عسكريّ
asla [zf] qatiyyen قطعيًّا
asla ve kat'a kella summe kella كلا ثم كلا
aslan [is] leys ليث
aslan sütü [sf] nebizul araqi نبيذ العرق
aslı astarı yok! [ünl] la esase lehu mines sihhati لاأساس له من الصحة
aslı gibi nüsha [sf] nüsha mutabika lilasli نسخة مطابقة للأصل
aslında [zf] fi aslil emri في اصل الأمر
aslında [zf] fi haqiqatil emri في حقيقة الأمر
asli [sf] mebdei مبدئي
asliye > asliye mahkemesi [sf] mahkeme ibtidaiyye محكمة ابتدائية
asma (üzüm bitkisi) [is] kerme [inebi] كرمة [العنب]
asma kilit [sf] qufl قفل
asma sırığı [sf] mismet مسمط
asmak (çamaşırı) [fl] neşera gasil نشر (ـــُ) الغسيل
asortik [sf] müteferrid متفرد
asosyal [sf] mudad lil mucteme' مضاد للمجتمع
aspiratör [is] messase heva مصصة الهواء
aspur [is][Bot] qırtım قرطم
asrısaadet [is] fecrul islami فجر الإسلام
ast [sf] muqaddem aleyhi مقدم عليه
ast [sf] mer'us مرؤوس
astar [is] qumaşu tebdinin قماش تبطينٍ
astarlı (elbise vb.) [sf] mubedden مبطن
astım [is] maraz rebv مرض الرّبو
astımlı [sf] musab bi marazir rebvi مصاب بمرض الرّبو
astigmat [sf] musab bi marazil la bu'riyyeti مصاب بمرض اللابؤرية
astrolog [is] muneccim منجم
astroloji [sf] feleki فلكي
astroloji [is] fennüt tecnimu فن التجنيم
astroloji ile uğraşmak [fl] necceme نجم
astronomik (fiyat) [sf] fahiş فاحش
astronomik [sf] mutealliqu bi ilmil feleki متعلق بعلم الفلك
astronot [is] mellah/ raid fezaiy ملاح/رائدفضائيّ
asude [Esk] hadi هادئ
at [is] feres فرس
at elin it elin bize ne ! La naqate li fil emri vela cemel لاناقة لي في الأمر ولا جمل
at kasnısı kelh كلخ
at nalı neğl نعل
ata yadigarı mevrus anil ecdadi موروث عن الأجداد
ataş [is] mişbek مشبك
ataşe [is] mulhaq ملحق
atak [is][Tıp] nevbetu meradin نوبة مرضٍ
atak (saldırı) [is] hecme هجمة
atak (saldırı) [is] muhaceme مهاجمة
atalet [is] kesel كسل
atalet kuvveti quvvetul istimrari قوة الإستمرار
atamak [fl] neqale نقل ـه
atamasını onaylamak [fl] vafeqa ala ta' yinihi وافق على تعيينه
atasözü [is] kelime me'sure كلمة مأثورة
atasözü [is] qavl me'sur قول مأْثور
atasözü [is] mesel مثل
atasözü niteliğinde medribul meseli مضرب المثل
atı alan Üsküdarı geçti fatehul qidaru فاته القطار
atıfta bulunmak [fl] nevvehe نوه ب/الى
atık [is] fedalet فضلات
atık [is] küsahe كساحة
atık [is] nefaye نفاية
atılım [is] mübadere مبادرة
atılım [is] meşru' مشروع
atılımcı [sf] miqdam مقدام
atılgan [sf] miqdam مقدام
atılgan [sf] mundefe' fi a'malihi مندفع في أعماله
atılma(işten) [is] fasl فصل
atılmak(iş vb.den) [fl] fusile an فصل عن
atılmak(saldırmak) [fl] vesebe mübagiten ala وثب مباغتاً على
atılmak [fl] quzife قذف
atılmak(ülke vb.den) [fl] nüfiye نفي
atılmak(saldırmak) [fl] heva ala هوى على
ateş (hastalıkta) [is] lefha لفحة
ateş (od) [is] nar نار مث
ateş böceği [sf][Zoo] yera' يراع
ateşçi (lokomotif) [is] veqqad وقاد
ateşkes görüşmeleri mufavedat hudne مفاوضات هدنة
ateşkes yamak [fl] hadene هادن ـه
ateşlendirmek [fl] heyyece هيج هـ
ateşli (kadın) leha rağbe şedide fil cinsi لها رغبة شديدة في الجنس
ateşli (hevesli, coşkulu) [sf][Mec] mutteqıdul adifeti متقد العاطفة
ateşli (hevesli, coşkulu) [sf][Mec] mutehammis متحمس
ateşli (konuşma) [sf] musiru lil meşairi مثير للمشاعر
ateşli (konuşma) [sf] musiru lil meşairi مثير للمشاعر
ateşli (konuşma) [sf] musiru lil meşairi مثير للمشاعر
ateşli (hasta, hastalık) [sf] mahmum محموم
ateist (kişi) [is] mulhid ملحد
atfetmek [fl] nesebe نسب ـــُِ هـ الى/ ل
âmâ (kör) [sf] kefif كفيف
âtıl [sf] hamid هامد
çatallı [sf] müteşa'ab متشعب
çatışık(düşünceler, görüşler) [sf] mütenâzi' متنازع
çatışma (savaş) [is] kital قتال
çatışma (savaş) [is] munaveşe مناوشة
çatışma (savaş) [is] me'reke معركة
çatışmak(mücadele etmek) [fl] kâfehah كافح هـ
çatık(yüz) [sf] mütecehhem متجهم
çatılı [sf] lehü seth له سطح
çatırdama [is] ferkaah فرقعة
çatırdamak [fl] ferqa'a فرقع
çatırdamak [fl] ferkaa فرقع
çatırtı [is] ferqa'a aliye فرقعة عالية
çatısız [sf] leyse lehü seth لىس له سطح
çatlak [sf] müteşaqqaq متشقق
Kelime Anlamı : çatlak
çatlak [sf] mütesadda' متصدع
Kelime Anlamı : çatlak
çatlak(kaçık) [me] mecbûl مجبول
Kelime Anlamı : çatlak
çatlak(kaçık) [me] me'tûh معتوه
Kelime Anlamı : çatlak
çatlak [sf] mesdû' مصدوع
Kelime Anlamı : çatlak
üzücü [is] مفجع
üzücü [is] مؤلم
üzücü [is] مؤسف
Çatlatmak [fl] Feseme فصم هـ
Çavlan [is] Mesqit مسقط
Çavuşkuşu [is] Hudhud هدهد
Çayır [is] Merte' مرتع
Çayır [is] Merc مرج
Çıfıt çarşısı [öz.is.] fi mühtelif bedai' فيه مختلف البضاءع
Çıkan [is] Metruh مطروح
Çıkar [is] Fâideh فاعدة
Çıkar [is] Menfea منفعة
Çıkar [is] mesuleheh مصلحة
Çıkarcı [sf] Vusuliyy وصولي
Çıkarma (İşten) [is] Fesl فصل
Çıkarmak (Gözünü) [fl] Feqe' فقأ
Çıkarmak (İşten) [fl] Fesel فسل
Çıkarmak (Yer , su altındaki) [fl] Nebeş نبش
Çıkarmak (Elemek) [fl] Neze' نذع
Çıkarmak (Sökmek) [fl] Nezea نزع
Çıkartma (Resim) [is] Mülseq ملصق
Çıkış(Yer,yol) [is] Menfez منفذ
Çıkış(Çare) [is] Müteneffes متنفس
Çıkış(Yer,yol) [is] Mehrec مخرج
Çıkışçı [is] Mütliq işâre bedissebâqi مطلق اشارة بدء السبق
Çıkışlı (Mezunu) [sf] Müteherrec متخرج
Çıkışma [is] Müâtebeh معاتبة
Çıkışmak [fl] Nehere نهر
Çıkışmamak (Parası) [fl] Lemyekfi لميكف
Çıkık(Çıkıntısı olan ) [sf] Nâti' ناتئ
Çıkıkçı [is] Müceber مجبر
Çıkın [is] Leffeh لفة
Çıkınlamak Leffe لف
Çıkıntı [is] Nütü نتؤ
Çıkıntılı [sf] Nâtiy ناتئ
Çıkma(Saç ,diş) [is] Nebt نبت
Çıkma(Doğma) [is] Neşeh نشأة
Çıkma(Bina bölümü) [is] Meşrebiyyeh مشرببية
Çıkma(Bina bölümü) [is] Meşrebeh مشربة
Çıkmak(Diş ,saç, tırnak ,bitki) [fl] Nebete نبت
Çıkmak(Kaynaklanmak) [fl] Neceme نجم
Çıkmak(Kaynaklanmak) [fl] Neşâe an نشأ عن
Çıkmak(Yayınlanmak) [fl] Nuşire نشر
Çıkmaz [is] Vertah ورطة
Çıkmaz [is] Mevqaf la mahrec minhu موقف لا مخرج منه
Çıkmaz [is] Mezeq herec مأزق حرج
Çıkmaz (Yol) [sf] Mesdud مسدود
Çıkrık(Eğirme için ) [is] Miğzel مغزل
Çıldırasıya(Sevmek aşık olmak) [zf] Hâ hübbâ cununiyyâ ها حبا جنونيا
Çılgın [sf] Mehvus مهووس
Çılgın [is] Mecnun مجنون
Çılgın [sf] Mehbül مخبول
Çılgınca [zf] Misle mecnun مثل مجنن
Çeşit [is] Nev' نوع
Çeşitli [sf] Münevve' منوع
Çeşitli [sf] Mütenevvi' متنوع
Çeşitli [sf] Müteaddünd متعدد
Çeşitli [sf] Mühtelif محتلف
Çeşni [is] Nekheh نكهـة
Çeşni [is] Mezzeh مزة
Çehre(Yüz ifadesi) [is] Melâmihvechi ملامح الوجه
Çehre [is] Menzere منظر
Çehre [is] Mezher مظهر
Çekap [is] Fehstiben âmm فحص طبي عام
Çekül [is] Fâdin فادن
Çekişme(İhtilaf) [is] Nizâ' نزاع
Çekişme(Rekabet) [is] Münâfeseh منافسة
Çekişmeli(Rekabetli) [sf] Mütenâfes aleyh متنافس عليه
Çekişmeli(Tartışmalı) [sf] Müsir مثير
Çekiç [is] Mitreqe مطرقة
Çekici [sf] Fettân فتان
Çekicilik [is] Fitne فتنة
Çekimci(Yapımcı) [is] Mühric مخرج
Çekimci(Kameraman) [is] Müsevver مصور
Çekimser [sf] Müteherreb متهرب
Çekimser [sf] Mühcim محجم
Çekingen [sf] Müntevin ala nefsihi منطو على نفسه
Çekingen [sf] Müteheffez متحفظ
Çekinlik [sf][Biy] Mütenehhin متنح
Çekirdek [is] Nüvâh نواة
Çekirdek(Hücre,atom için) [is] Nevâh نواة
Çekme(Acı ,zorluk ,eziyet) [is] Müqâsâ مقاساة
Çekme(Acı ,zorluk ,eziyet) [is] Müânâ معاناة
Çekmek(Cezbetmek) Fetene فتن
Çekmek(Dert yaşamak) [öz.is.] Kâbede كابد هـ
Çekmek(Dert yaşamak) [öz.is.] Kâse قاسى
Çekmek(Bayrak) Neşere نشر
Çekmez(Kumaş) [sf] Layenkemiş لاينكمش
Çekoslavak [öz.is.] Teşiküslü fâki ًتشكو سلو فا كي
Çektirmek(Giysiyi) Kallesa قلص
Çektirmek(Eziyet etmek) Nakede ناكد ه
Çektirmek(Eziyet etmek) Nâkede ناكد ه
Çelişen [sf] Mütenâkıd متناقض
Çelişen [sf] Mütedârib متضارب
Çelişkili [sf] Mütenâkıd متناقض
Çelişkili [sf] Mütedârib متضارب
Çelik [is] Fülâz فولاذ
Çelik [sf] Fülâzi فولاذي
Çengel(Demir) [is] Küllab كلاب
Çentik [is] Felle فل
Çentikli [sf] Mühezzez محزز
Çentikli [sf] Müsennen مسنن
Çentikli [sf] Müşerşereh مشرشرة
Çer çöp(Ufak tefek çöp) [is] Künâsah كناسة
Çer çöp(Ufak tefek çöp) [is] Küsâhah كساحة
Çer çöp(Ufak tefek çöp) [is] Kumâmeh قمامة
Çer çöp(Çalı çırpı kırıntısı) [is] Kaşşah قشة
Çetin(Çarpışma,dövüş) [sf] Mümill ممل
Çetin(Sert) [sf] Metin متين
Çetin(Çarpışma,dövüş) [sf] Mütib متعب
Çetrefilli [sf] Müakkad معقد
Çeviklik [is] Mürüne مرونة
Çeviri [is] Naql نقل
Çevirme(Sarma) [is] Lüff لف
Çevirmek(Baş aşağı,ters yüz) Qalebe قلب
Çevirmek(Baş aşağı,ters yüz) Qallebe قلب هـ
Çevirmek(Başka birşeye dönüştürmek ) Qallebe قلب هـ هـ
Çevirmek(Çevresini) Leffe لف
Çevirmen [is] Nâkıl ناقل
Çevirmen [is] Mütercim مترجم
Çevre(Muhit) Vesat وسط
Çevre(Politik,siyasi) [is] Vesat وسط
Çevre(Muhit) Muhit محيط
Çevre(Politik,siyasi) Mehfil محفل
Çevrik( ) [sf] Müttecce متج
Çevrili(Duvar, çit vb. ile) [fl] Müktenef bi مكتنف ب
Kelime Anlamı : Döndürülü
Çevriyazı [is] Kitâbeh sevtiyyeh ىتاطه صوتية
Çiğ(Pişmemiş) [sf] Ney e نيء
Çiğ(Densiz) [sf] Müsütehtir مستهتر
Çiğde [is] Nebiq نبق
Çiğde [is] Nebeq نبق
Çiğnem [is] Müdâge مضاغة
Çiğneme(Ağızda) [is] Medg مضغ
Çiğnemek(Ağzında) [fl] Medaga مضغ
Çiğnenmek(Ağızda) [fl] Müdaga مضغ
Çiftçilik [sf] Fellahi فلاحى
Çiftçilik [is] Filâhe فلاحة
Çifter çifter Mesnen mesnen مثنى مثنى
Çiftli [sf] Müzdevic مزدوج
Çiftlik [is] Mezrea مزرعة
Çiklet [is] Libân لبان
Çil(Deri izi ) [is] Kelefe كلفة
Çile(Yün) [is] Kubbe كبة
Çile(Yün) [is] Leffe لفة
Çile(Dert) [is] Mihne محنة
Çile(Dert) [is] Musibe مصيبة
Çilek [is] Ferâvile فراولة
Çileli [sf] Nekid نكد
Çileli [sf] Menküb منكوب
Çilingir [is] qeffâl قفال
Çim [is] Necm نجم
Çimdik [is] qarse قرصة
Çimdiklemek [fl] qerese قرص
Çimdirme [fl] qers قرص
Çimdirme [fl] qarse قرصة
Çimenli [sf] Mü'şib معشب
Çimenlik [is] Vediqe وديقة
Çimenlik [is] Merce مرجة
Çimentolu [sf] Müsebbet bilasment مثبت بلاسمنت
Çingene [is] Neveriye نوري
Çini [is] qâşâni قاشاني
Çini [sf] qâşâni قاشاني
Çinili [sf] qâşâni قاشاني
Çinili [sf] Müzehref bizuleyc مزخرف بزليج
Çipo [is] Mirsa مرساة
Çiriş [is] Me'cun girevi معجون غروي
Çirkin(Rezilce) [sf] Fezi' فظيع
Çirkin(Yakışıksız,nahoş) [sf] Keri كريه
Çirkin(Güzel karşıtı,şekil,görünüş) [sf] qebih قبيح
Çirkin(Yakışıksız,nahoş) [sf] Nâb ناب
Çirkinleştirmek Qabbeha قبح ه
Çirkinlik(Güzellik karşıtı) [is] Qabâhah قباحة
Çiroz [sf] Nehil نحيل
Çiroz [sf] Hezil هـزيل
Çita [is][Zoo] Fehd فهـد
Çivi [is] Mismâr مسمار
Çivili [sf] Müsemr مسمر
Çivit [is] Nil نيل
Çivit [is] Nileh نيلة
Çivit [is] Nilec نيلج
Çiy Neden ندى
Çizelge [is] Keşf كشف
Çizgili [is] Müqallem مقلم
Çizgili [is] Mühattat مخطط
Çizili [sf] Mersüm مرسوم
Çizmeli [sf] Lâbis cezmeh لا بس جزمة
Çoğaltım [is] Nesh نسخ
Çoğunlukla(Çoğu zaman) [zf] Fi kesir min levqât في كثير من الأوقات
Çocuk [is] Veled ولد
Çocuksu(Saf,temiz) [sf] Kâttafli كالطفل
Çok(Az karşıtı) [sf] Kesir كثير
Çok(Az karşıtı) [zf] Kesirân كثير
Çok(Az karşıtı) [sf] Vâfir وافر
Çok(Az karşıtı) [zf] Lilğâyeti للغاية
Çokbilmiş [sf] Müddei ma'rife مدعي المعر فة
Çokgen [is] Müdelle' مضلع
Çokluk(Nicelik) [is] Kemmüyye كمية
Çokluk(Çok olma) [is] Kesre كثرة
Çokluk(Nicelik) [is] Miqdâr مقدار
Çoktan(dır) [zf] Minqedimin من قديم
Çoktan(dır) [zf] Münzül qadimi منذ القديم
Çoktan(dır) [zf] Münzü ahdin beidin منذ عهد بعيد
Çongıraklı [sf] Lehu çeres sağır له جرس صغير
bağ ( bağlama nesnesi) [is] visâg وثاق
bağ (bağlama nesnesi) [is] gayd قيد
bağış [is] vagf وقف
bağış [is] vehb وهب
bağışçı [sf] vâhib واهب
bağışçı [sf] müteberri' متبرع
bağışık (muaf) [sf] mu'fen min معفى من
bağışıklık [is][Tıp] menâ'a مناعة
bağışlama (hata) [is] müsameha مسامحة
bağışlamak [fl] vehebe وهب
bağışlanabilir [sf] muğtefer مغتفر
bağışlanmaz [sf] la yuğferu لا يغفر
bağışlanmaz [sf] la yuğtefiru لا يغتفر
bağışlanmaz [sf] la yusfehu لا يصفح
bağışlanmaz [sf] la müberrira lehu لا مبرر له
bağışlatmak [fl] keffera an / li كفر عن / ل
bağışlayıcı [sf] muhsin محسن
bağıl [sf] nisbi نسبي
bağıllık [is] nisbiyye نسبية
bağımlı [sf] mevkûfu ala موقوف على
bağımlı [bağ] müteveggifu ala متوقف على
bağımlı [sf] mürtebitu bi مرتبط ب
bağımlılık [is] mülazeme ملازمة
bağımsız [sf] gaimu bizatihi / re'sihi / nefsihi قاءم بذاته / براسه /بنفسه
bağımsız [sf] münfesılu dalgi min منفصل طلق من
bağımsız [sf] mütecerridu min متجرد من
bağımsız [sf] müstegıll مستقل
bağımsız [sf] mu'temidu ala nefsihi معتمد على نفسه
bağıntı (bağ) [is] münasebe مناسبة
bağıntılı [sf] muttesılu bi متصل ب
bağıntılı [sf] mürtebitu bi مرتبط ب
bağırış [is] hutaf هتاف
bağırma [is] hutaf هتاف
bağırmak [fl] hetefe هتف
bağırsak [is] me'y معي
bağırsak [is] musran مصران
bağırtkan [sf] kesirus surrah كثير الصراخ
bağıtçı [sf] mültezim ملتزم
bağıtçı [sf] mumdiyül agdi ممضي العقد
bağdaşık [sf] mütecanis متجانس
bağdaşım [is] viam وءام
bağdaşım - bağdaşma [as] mülaeme ملاءمة
bağdaşmak [fl] vafega وافق
bağdaşmak [fl] laeme لاءم
bağdaşmaz [sf] la yümkinüt tevfigu beynehüma لا يمكن التوفيق بينهما
bağdaşmaz [sf] mütenafirani متنافران
bağlam (kontekst) [is] garîne قرينة
bağlama (saz) [is] nevu minel buzug نوع من البزق
bağlamak [fl] gayyede bi قيد ب
bağlantılı [sf] merbût مربوط
bağlantılı [sf] mürtebit bi مرتبط ب
bağlantısız [sf] müfekkek مفكك
bağlantısız [sf] mütegatti' متقطع
bağlı [sf] mugayyed مقيد
bağlı [sf] merbût ila مربوط الى
bağnaz [sf] mütezemmit متزمت
bağrış çağrış [is] leğatul kavmi لغط القوم
bağrışma [is] hiyat miyat هياط مياط
bağrışmak [fl] hâte هاط
baba [is] vâlid والد
babacan [sf] kesîrüs simah كثير السماح
babacan [sf] kerim ve safuh كريم و صفوح
babacanlık [is] kerem كرم
babacanlık [is] murûeh مروءة
babasız [sf] yetimül ebi يتيم الاب
babayiğit (güçlü) [is] gavi قوي
baca [is] midhaneh مدخنة
bacaksız [sf] mebtûrüs sâgi مبتور الساق
badanacı [is] mübeyyıd مبيض
badanalı [is] mübeyyed مبيض
badanalı [sf] mübeyyed مبيض
badanalı [sf] müceyyer مجير
badem (ağaç) [is] levz لوز
bademsi [sf] levzi لوزي
bahadır [is] migdâm مقدام
baharatçılık [is] mihnetü beyit tevabil مهنة بيع التوابل
baharatlı [sf] mütebbel متبل
baharatlı [sf] mütayyebü bit tevabil مطيب بالتوابل
baharlı [sf] mütebbel متبل
baharlı [sf] mütayyebu bit tevabil مطيب بالتوابل
bahşetmek [fl] vehebe وهب
bahşetmek [fl] meneha منح
bahçıvanlık [is] filâhetül besâtîni فلاحة البساتين
bahçelik [is] mekanü teksürü fîhil besâtîn vel hadâig مكان تكثر فيه البساتين و ال
bahis (konu) [is] mevdû' موضوع
bahis (iddiaya girme) [is] mürahene مراهنة
bahisçi [is] muhâtir مخاطر
bahisçi [is] murâhin مراهن
bahtiyar [sf] mahzuz محظوظ
bahtlı [sf] mahzûz محظوظ
bahtsız [sf] menhûs منحوس
bakan (devlet adamı, nâzır) [is] vezîr وزير
bakan [sf] mültefit ila ملتفت الى
bakan (devlet adamı, nâzır) [is] mendûb مندوب
bakanlık [is] vizâra وزارة
bakış [is] nezar نظر
bakış [is] nazra نظرة
bakış açısı [is] وجهة نظر
bakışık (simetrik) [sf] mütenâzır متناظر
bakışımlı (simetrik) [sf] mütenâzır متناظر
bakıcı [is] mürebbiye مربية
bakılmak [fl] nuzira iley نظر اليه
bakımından [ek] fîmâ yeteallegu bi فيما يتعلق ب
bakımcı [is] musallih مصلح
bakımlı [sf] mu'tenen bihi معتنى بع
bakımsız [sf] vâhin واه [ي]
bakımsız [sf] muhmel مهمل
bakımsız [sf] mütedâîn متداع [ي]
bakır [is] nuhâs نحاس
bakırcı [is] nehhas نحاس
bakırcılık [is] nihâse نحاسة
bakla [is] fûl فول
baklagil [sf] garnî قرني
bakma [is] lemh لمح
bakma [is] nezar نظر
bakma (gözetim) [is] murââ مراعاة
bakmak [fl] nezara ila نظر الى
bakraç [is] gıdru nuhâsiyy قدر نحاسي
balat [is] gasîdetü şâ'biyyeti ğınâiyyeti [lil mûsîgal ğarbiyy] قصيدة شعبية غناءية [للموسيق
balıkçıl [is][Zoo] malikul hazîni مالك الحزين
balıkçılık [is] mesayidül esmâki مصايد الاسماك
balcılık [is] nihâle نحالة
baldo [is] nevu minel urz نوع من الارز
balgam [is] nuhâme نخامة
balgamlı [sf] muhâtî مخاطي
balkabağı [is] yegtîne يقطينة
balkabağı [is] gara' قرعة
ballanmak [fl] neduce نضج
ballı [sf] me'sûl معسول
ballı [sf] muassel معسل
balo [is] mergas مرقص
balon [is] muntad منطاد
baloncuk [is] fugâa فقاعة
balta [is] fe's فاس
baltalama [is] gatü' bil fe'si قطع بالفاس
baltalamak [fl] gataa' bi fe'sin قطع بفاس
baltalayıcı [sf] muharrib مخرب
baltalayıcı [sf] muargil معرقل
baltalayıcı [sf] muattıl معطل
balyoz [is] mihedde مهدة
balyoz [is] mıtragatü segîle مطرقة ثقيلة
bambaşka [sf] muhtelefu cidden مختلف جدا
bana [zm] liye لي
bandıra [is] livau lissefine لواء (للسفينة )
bandırmak [fl] negaa نقع
bando [is] firgatü musîgıyye فرقة موسيقية
bandrol [is] musagatü cibaiyye ملصقة جباءية
bank [is] meg'adu haşebiyyu مقعد خشبي
bank [is] mestabe مصطبة
banka [is] mesrıf مصرف
bankacı [is] muvazzafu benk موظف بنك
banker [is] müteâmilu bil faidi متعامل بالفاءض
bankerzede [is] mütedarriru minet teamüli birrâbî متضرر من التعامل بالرابي
banknot [is] veragatün nagdiyyetün ورقة نقدية
banknot [is] veragatü maliyye ورقة مالية
banknot [is] veragatü maliyye ورقة مالية
banmak [fl] negaa نقع
banyo [is] muğtesel مغتسل
baraka [is] kûh كوخ
barışçı [sf] musâlim مسالم
barışçı [sf] musâlih مصالح
barışçıl [sf] musâlim مسالم
barışçıl [sf] musâlih مصالح
barışık [sf] mütesâlih متصالح
barışık [sf] musâlim مسالم
barışsever [sf] musalim مسالم
barışseverlik [is] musâleme مسالمة
barıştırmak [fl] veffega وفق
barınak [is] melce' ملجا
barınak [is] me'ven ماوى
barınak [is] mehbe' مخبا
barınmak [fl] lâzebe لاذب
barınmak [fl] lecee لجا
barbar [sf] hemeci همجي
barbar [sf] mütevahhiş متوحش
barbarlık [is] vahşiyye وحشية
barbarlık [is] hemeciyye همجية
barbekü [is] mevgıdü şivain sâbitin موقد شواء ثابت
barbunya [is][Bot] fasûlyâ hamrâ فاصوليا حمراء
bardak [is] kûb كوب
bardak [is] ke's كاس
barksız [is] lâ nâra lehu ve lâ garâra لا نار له و لا قرار
baro [is] nigâbe نقابة
barsak [is] mian معى
barsak [is] mesîr مصير
barut [is] milhul bârûd ملح البارود
baruthane [is] ma'melul bârûd معمل البارود
bas [is][Mzk] garâr قرار
basamak (aşama) [is] mertebe مرتبة
basamaklı [sf] mütederric متدرج
basık [sf] müfeltah مفلطح
basık [sf] müfettas مفطس
basık [sf] musettah مسطح
basıklaştırmak [fl] feltaha فلطح
basılı [sf] fi şekli dibâiyy في شكل طباعي
basılı [sf] matbû' مطبوع
basılmak (polis vb. tarafından ) [fl] kuşife كشف
basım [is] neşr نشر
basımcılık [is] fennüt tibaati فن الطباعة
basınçölçer [is] migyâsud dağfi مقياس الضغط
basınçlı [sf] madğûd مضغوط
basbayağı (sıradan) [is] mu'tad معتاد
basbayağı (sıradan) [is] ma'ruf معروف
basiret [is] meddün nezar مد النظر
basiretsiz [sf] galilüt tebessur قليل التبصر
basiretsizlik [is] gılletüt tebessuri قلة التبصر
basit (kolay) [sf] yesîr يسير
basit (kolay) [sf] heyyin هين
basitleştirmek [fl] hevvene ala هون على
baskı (zulüm) [is] kam' قمع
baskıcı [sf] gam'i قمعي
baskıcı [sf] mudtahid مضطهد
baskın [ansızın yakalama] [is] mubağateh مباغتة
baskın [ansızın yakalama] [is] mudaheme مداهمة
baskın [saldırı] [is] hecme هجمة
baskın [saldırı] [is] muhâceme مهاجمة
baskül [is] mizânu tabli ميزان طبلي
basket [is] hedef ( fi küretis selleti) هدف (في كرة السلة)
basketçi [is] lâibu küretis selleti لاعب كرة السلة
basketbol [is] küretüs selleti كرة السلة
basketbolcu [is] lâibu küretis selleti لاعب كرة السلة
basma [kumaş] [is] gumâşu gutni matbu' قماش قطني مطبوع
basma [matbu] [sf] matbu' مطبوع
basmak [ayak ile] [fl] vedie وطىء
basmakalıp [söz vb.] [sf] me'luf مالوف
basmakalıp [söz vb.] [sf] mübtezel مبتذل
basmakalıp [söz vb.] [sf] metrûg مطروق
bastıbacak [sf] gasirul kâme قصير القامة
bastıbacak [sf] gasirun cidden قصير جدا
bâdire [is] musibeh مصيبة
bâkiye (artık , kalan) [is] mütebegga متبقى
bâriz [is] vâdih واضح
bâsur [is] maradul bavasir مرض البواسير
Büyütülmüş Mükebber مكبر
Büzüşük Münkemiş منكمش
Büzüşük [öz.is.] Müteqales متقلص
Büzüşük Müteqaben متقبض
Büzük(Büzülmüş) [sf] Münkemiş منكمش
Büzük(Büzülmüş) [sf] Müteqâles متقلص
Büzülmek Kezze كز
Büzmek Qallese قلص هـ
bir açıdan ... bir başka açıdan ise... [is] من وجهة...ومن جهة اخرى
bir çok açıdan [is] من وجوه كثيرة
Bir işi beceremeyen [sf] قليل ا لحذق
biraz abartılı [sf] لايَخْلُو مِن مُبَالَغَة
bu açıdan (bakıldığında) [is] من هذه الوجهة
bu açıdan (bakıldığında) [is] من هذه اازاوية
Caba [zf] Fevga zalike فوق ذلك
Caba [zf] Fevqe zeliqe فوق ذلك
Cabadan [zf] Meccanen مجانا
Cabadan [zf] Meccânân مجانا
Cacık [is] Nev'u minelmüteşehhiyati نوع من المتشهيات
Cadılık(Huysuzluk) Müşâkese مشاكسة
Cafcaflı [sf] Mübâla fi zehrefeti مبالغ في زخرفته
Caka [is] Mübâhâ مباهـاة
Cam(Tabaka) Levh zücâc لوح زجاج
Camcı [is] Mürâken zücâciyy مركب زجاجي
Camekân(Cam muhafaza) [is] Mehfeze zücâciyye محفظة زجاجية
Camekânlı [sf] Fi mehfeze zücâciyye في محفظة زجاجية
Camlık [is] Müstenbet zücâci مستنبت زجاجي
Can [is] Nefs نفس
Canavar(Hayvan) Vehş وحش
Canavar [is] Vehş cürâfiyy وحش خرافي
Canavarlık [is] Fezâa فظاعة
Candan [sf] Qalbiyy قلبي
Canlandırmak(Rolünü) Qâm bidevre قام بدور
Canlandırmak Heyyec هـيج هـ
Canlandırmak(Rolünü) Messele مثل
Canlı(Renk) [sf] Fâq' فاقع
Canlı(Hareketli) Neşit نشيط
Canlı(Renk) [sf] Nezir نضر
Canlı(Renk) [sf] Mütevehhec متوهـج
Canlı [is] Müte'azen متعضي
Canlılık(Hareketlilik) [is] Neşât نشاط
Cansız [sf] Fâtir فاتر
Cansız(Piyasa) [sf] Kâsid كاسد
Cansız Meyen ميت
Cansız(Sıkıcı) [sf] Mümill ممل
Cansız(Sıkıcı) [sf] Müzcir مضجر
Cansızlaşmak [öz.is.] Feqede neşâte فقد نشاطه
Cansızlık [is] Memât ممات
Cansiperâne [zf] Müstemitân مستميتا
Caydırıcı(Ceza vb.) [sf] Vâzi' وازع
Caydırıcılık [is] Vez' وزع
Caymak(Söz,karar vb.den) Nekese نكص
Câiz [sf] Mübâh مباح
Câiz [sf] Mesbuh bi مسموح به
Câmi [is] Mescid مسجد
Câni Qattal قتال
Câri [sf] Mütedâl متداول
Câzibeli [sf] Fâtin فاتن
Câzip [sf] Müstehvin مستهو
Câzip Müşevveq مشوق
Cıdağı(At için) [is] Kâhil كاهل
Cılız [sf] Nehif نحيف
Cılız [sf] Nehil نحيل
Cılız [sf] Hezil هزيل
Cılızlık [is] Nühül نحول
Cılızlık [is] Hüzâl هزال
Cılk(Yumurta) [sf] Fâsid فاسد
Cılk(Yumurta) [sf] Mezir مذر
Cımbız [is] Milqet ملقط
Cımbız [is] Mintâş منتاش
Cırtlak(Renk) [sf] Fâq' فاقع
Cırtlak(Renk) [sf] Müle'le' ملعلع
Cıvık [sf] Mühâti مخاطي
Cıvıklaşmak [Mec] Feqede ciddeyyete فقد جديته
Cıvıklık [is] Qıvâm mühâti قوام مخاطي
Cıvıltılı [sf] Lehü zeqzeqe له زقزقة
Cıvımak [Mec] Feqede ciddeyyete فقد جديته
Cıvıtmak Fekede resânete فقد رصانته
Cızırdamak Neşşe نش
Cızırtı [is] Neşişe نشيشة
Cızbız [sf] Müşvi مشوي
Cızlamak Neşşe نش
Cömert [sf] Kerim كريم
Cömertlik [is] Kerem كرم
Cüce [is] Qezem قزم
Cümbüş [is] Qüsuf قصوف
Cümbüşlü [sf] Merih مرح
Cümbüşlü [sf] Müarbid معربد
Cümle [is][Dilb] Kelâm كلام
Cümlesi [zf] Küllühü كله
Cür'et [is] Veqâhe وقاحة
Cür'etkâr [sf] Mütecâsir متجاسر
Cür'etkâr [sf] Mücteri مجترئ
Cür'etkârlık [is] Veqâhe وقاحة
Cüz'i [sf] Galil قليل
Cüzamlı [sf] Meczûm مجذوم
Cüzdan [is] Mihfeze محفظة
Cedel Mümâheke مماحكة
Cedelci Mümâhik مماحك
Cedelleşme Mümâheke مماحكة
Cedelleşmek Mâheke ماحك ه
Celâlli [sf] Vessâb وثاب
Celep [is] Nehhâs نخاس
Cemaatçi [sf] Mütehezzeb متحزب
Cemâat(Topluluk) [is] Mücteme' مجتمع
Cemiyet(Toplum) [is] Mücteme' مجتمع
Cenâbet(Uğursuz) [is] Meşvum مشووم
Cenâze [is] Merâsim defnin مراسيم دفن
Cendere [is] Mikbes مكبس
Cendere [is] Milzeme ملزمة
Cengâver [sf] Müqâtil مقاتل
Cengâver [sf] Mühârib محارب
Cengâver [sf] Müstebsil مستبسل
Cenk [is] Melheme ملحمة
Centilmenlik [is] Kerâme كرامة
Cepçi [is] Neşşâl نشال
Cephânelik [is] Mehzen zehire eskeriyye مخزن ذخيرة عسكرية
Cerâhat [is] Qeyh قيح
Cerâhat [is] Midde مدة
Cerbezeli [sf] Lebiq لبق
Cereyân [is] Mecre hevâi مجرى هـوائي
Cesâretlendirici [sf] Müşecce' مشجع
Cesâretli [sf] Miqdâm مقدام
Cesur [sf] Miqdâm مقدام
Cetvel(Tablo,liste) [is] Keşf كشف
Cetvel(Tablo,liste) [is] Qâime قائمة
Cetvel [is] Mistere مسطرة
Cevaplamak Kaddeme cevâban قدم جوابا
Cezâ [is] Müâqebe معاقبة
Cezâevi [is] Mehbis محبس
Cezâlı [sf] Müâqab معاقب
Cezbe [is] Neşve نشوة
Cezbetme [is] Fitne فتنة
Cezbetmek Fetene فتن
Ciğer(Karaciğer) [is] Kebid كبد
Ciğerpâre [is] Qurre aynü قرة عين
Cibinlik [is] Kille كلة
Cibinlik [is] Nâmu siyye نامو سية
Cici [sf] Letif لطيف
Cicili bicili Mübehrec مبهرج
Cidâl [is] Mücâdele مجادلة
Ciddî(Önemli) Hâmm هام
Ciddî(Önemli) Mühimm مهم
Cidden [zf] Min cüdde من جد
Ciddileşmek(Kişi) [öz.is.] Vechühü وجهه
Cilâ Lem'a sethiyye لمعة سطحية
Cilâ [is] Mâdde sâqile مادة صاقلة
Cilâlamak(Bşi) Vereneşe ورنش
Cilâlamak(Bşi) Lemme'a لمع
Cilâlanmak Lümme'a لمع
Cilâlı [sf] Lemma' لماع
Cilâlı [sf] Mesqul مصقول
Cilt(Kitap vb.) Mücelled مجلد
Ciltletmek(B-e,bşi) [fl] Kellefe biteclidi كلف ه بتجليد هـ
Ciltli [sf] Mücelled مجلد
Cilvebâz [sf] Leüb لعوب
Cilvebâz [sf] Mignâc مغناج
Cilveli [sf] Leüb لعوب
Cilveli [sf] Mignâc مغناج
Cimri [sf] Mümsik ممسك
Cinci [is] Muazzem معزم
Cins(Kalem mal) [Tic] Qelem قلم
Cins(Tür) [is] Nev' نوع
Cins(Kalem mal) [Tic] Müfrede مفردة
Cinsiyetsiz [sf] Lâ cinsi لا جنسي
Cirit(Alet) Mizrâq مزراق
Cisim [is] Mâdde مادة
Cisim [Mat] Mücessem مجسم
Cismâni(Rûhi karşıtı) Mâdde مادي
Civata [is] Mismâr mülevleb مسمار م